GERİYE BAKMA, İNANMAKTAN VAZGEÇME


Çok sevdiğim bir sözdür, yolun açık olsun. Peki, ne zaman veya nasıl yolumuz açık olur? İki tane konu öne çıkıyor bence, bir tanesi geriye yani geçmişe çok bakmamak, diğeri ise geleceğe ve kendimize inanmaktan vazgeçmemek. İnsan bir duygu varlığı, şimdiye ve geleceğe dair duygular oluşturamadığımızda geçmişe takılıp kalıyoruz.

Geçmişe baktığımda pek çok şey görüyorum; başarılar, sevinçler, hatalar, pişmanlıklar. Bütün bunlar beni bugün olduğum noktaya getirdi. Bir şeye başlamak için tam olarak en mükemmel konumdayız, her zaman, başka türlü olamaz. Hatalarımdan ders çıkardığımı düşünüyorum, öğrenme sürecinin bir parçasıydılar belki de.

Diğer yandan; daha mutlu bir hayatımız olmasını arzu ediyorsak bakışımız geçmişten ziyade gelecekte olmalı. Geçmişte olanları değiştirmek mümkün değil. Ayrıca bugünün bilgisi ve deneyimi ile geriye dönüp değerlendirmeler yapmak, şöyle olsaydı, böyle yapsaydım demek çok adil de değil. Son 10 yılda öğrendiklerimi benden alsanız ve beni zamanda geri gönderseniz aynı hataları yapardım muhtemelen.

Dediğim gibi daha önemli olan nasıl bir gelecek inşa etmek istediğimizdir, gelecekteki duyguları oluşturabilmektir, bu nedenle bir hayal kurduğunuzda işin içinde beş duyu da yer alsın. Bahçeli ev mi istiyorsunuz, çimenlerin üzerinde dolaştığınızı, gülleri kokladığınızı, kuşların sesini, panjurun rengini, çileklerin tadını hayal edin.

Bundan 10 yıl sonra geri dönüp 2015’e ve devamına bakıp istediğim gibi bir hayat yaşadım diyebilmemiz çok önemli. Yazılarımla buna katkıda bulunmaya çalışıyorum elimden geldiğince. Gelecek geçmişe eşit değil. Düşünce ve bakış açılarımızı seçtiğimizde, değiştirdiğimizde yani hayatımızı yönettiğimizde hayalini kurduğumuz geleceği güvenle inşa etmeye başlıyoruz.

İnanmak önemli, inanmaktan vazgeçmemek ise çok daha önemli. Her şeyin mümkün olduğu bu evrende siz nelere inanmayı ve inanmamayı seçiyorsunuz? Daha önemlisi, inandığınız şeyler sizi ne ölçüde mutlu ediyor?

Bazen de başarmaya çok yaklaştığımız halde sabırsızlığa yenik düşebiliyoruz. Meşhur bir söz var, en çok zorlandığın anlarda devam etmelisin, geleceğinin değişeceği nokta orasıdır işte. Mevcut performansınızın bir tık üzerine çıkın, elinizden geleni yaptığınızı düşünüyorsanız da sabırla bekleyin.

Geçmişe bakmadan ve inanmaktan vazgeçmeden ilerleyin, meyveler olgunlaşınca ağaçlar eğilir, sizin olan size gelir.

Geleceğe ümitle baktığımız güzel günlerin başlangıcı olsun inşallah.

Sevgi ile kalın.

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ten − nine =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.