Mutluluk bir açıdan bakıldığında; gerçekleşen ile beklenti arasındaki farkın küçük olmasıdır. Beklentilerimiz karşılandığı ölçüde mutlu olmaya yakın bir yapımız var. Gerçekleşeni her zaman biz belirlemiyoruz, bizim dışımızda da bir dünya var. Diğer yandan beklentilerimiz çok büyük ölçüde bizim kontrolümüzde, bu yüzden kendimizi mutsuz hissettiğimizde zaman zaman beklentilerimizi masaya yatırıp ne ölçüde gerçekçi olduklarına bakmakta yarar var.

Diğer yandan bu önerimi lütfen hayal kurmayın, ayaklarınız her daim yere bassın gibi algılamayın lütfen, elbette hayaller kuracağız ve onları gerçekleştirmek için gerektiğinde riskler de alacağız.

Hayalleri gerçekleştirmek için onları planlara çevirebilmek gerekir, işte bu bile gerçekçi olmanın bir adımıdır aslında.

Beklentileri üçe ayırabiliriz, kendimden beklentilerim, diğer insanlardan beklentilerim ve hayattan beklentilerim şeklinde.

Kendimden olan beklentilerim daha çok geliştirmem gerektiğini düşündüğüm yönlerim ile ilgilidir ve bu noktada değişimin benim tahmin ettiğimden daha fazla zaman alabileceğini bilerek kendime karşı hoşgörülü olabilmem önemlidir.

Diğer insanlardan olan beklentilerimiz ile ilgili olarak da şunu belirtmek istiyorum, her insan farklı bir gezegen, yani herkesin farklı bir yapısı var, bu nedenle beklenti oluştururken ben olsam şöyle söylerdim veya şöyle yapardım şeklinde hareket etmemeliyiz.

Hayattan beklentilerimiz konusu çok geniş kapsamlı, belki ayrı bir yazı kapsamında ele alabiliriz. Burada da aynen kendimizden olan beklentilerde olduğu gibi zaman konusu önemli, belirlediğim zamanı değiştirdiğimde kolaylaşabilir, çok sabırsız olmamak lazım bu tip durumlarda. Ayrıca elimden geleni yapıyor olmak da önemli, sadece istemek ve beklemek ile elde edilen şeylerin sayısı az, eylemler de olmalı.

Son olarak da güzel şeyler beklemenin önemine değinmek istiyorum, belli ölçülerde beklentilerimiz hayatımıza yön veriyor, bu nedenle felaket senaryoları yazmak yerine biraz daha umutla bakmak iyi gelecektir.

Sevgi ile kalın