Enerji Seviyemiz


Bu yazımda havuz problemi olarak bilinen fenomene farklı bir açıdan yaklaşmayı denedim. Eğitim hayatımızda bu konu üzerinde özellikle durulmasının nedenini çözdüm sanırım 🙂  Bakalım siz de bana hak verecek misiniz?

Havuz problemlerini bilirsiniz, hacmi veya hacmi hesaplamaya olanak veren ölçüleri tanımlanmış olan bir havuz vardır ve bazı problemlerde her ne hikmetse bu havuza hem su dolmakta hem de aynı anda suyu boşaltılmaktadır. İkisinden birinin daha fazla gerçekleştiği durumda havuzun ne kadar sürede dolacağını veya boşalacağını hesaplarız biz de.

Peki, konunun hayatımızı etkilemek anlamında bir önemi olabilir mi, gözden kaçırdığımız bir noktaya işaret ediyor olma olasılığı nedir? Bence gayet yüksek ve nedenini bulduğumu düşünüyorum açıkçası 🙂

Bizler enerjisel varlıklarız, enerji seviyemiz değişiyor, yaydığımız enerji yüksek olduğunda daha çok güzel ve keyifli olaylar ve insanlarla karşılaşırken düşük enerjili zamanlarımızda genellikle keyifsiz insanları ve olayları hayatımıza adeta davet ediyoruz.

İnsanları ve olayları davet eden enerjimiz bir havuzda toplanıyor, hepimizin içinde bir enerji havuzu var. Bu havuzu dolduran musluklarımız ve suyun boşalmasına neden olan çatlaklarımız var. Enerjimizi artıran şeyler havuzu dolduran musluklar, enerjimizi düşüren şeyler ise havuzdaki çatlaklar. Ayrıca buharlaşma nedeniyle de havuzdaki su miktarı yani enerji azalabiliyor.

Her insanın enerji havuzunu dolduran muslukları farklı olacaktır. Size keyif ve neşe veren, ögürlük hissi yaşatan olaylar ve insanlar sizin musluklarınızdır.

Sevdiğiniz işi yapmak, sevdiğiniz insanla birlikte uyanmak, çocuklarınızla oyun oynamaktan tutun da keyifli bir kahvaltı, güzel bir kahve, dostlarla sohbet, sahilyolunda bir yürüyüş her şey olabilir.

Günde en az bir saatimizi bilinçli olarak bize keyif veren aktivitelere ayırarak başlangıç için güzel bir adım atabiliriz.

Herkes için geçerli formüller yaratmanın zorluğunu biliyorum ama yine de deneyelim. 15 dakika spor, egzersiz veya yürüyüş, siz her neyi yapmayı seviyorsanız. 15 dakika size keyif veren bir şeyleri okuma; kitap, dergi, gazete, mümkünse resmi az yazısı bol ve size güzel hayaller kurduran metinler olsun. 15 dakika boyunca sadece ona odaklanarak müzik dinlemek, şarkı söylemek veya dans etmek. 15 dakika ise bize keyif veren veya bizi güldüren bir şeyler izlemek. Cem Yılmaz kesinlikle favorim.

Sonra sıra çatlakları olabildiğince kapatarak enerji sızıntısını önlemekte. Enerjinizi çalan olaylar ve insanlar kimler? Enerji seviyeniz değişince belli bir süre sonra ortadan kaybolacaklar, ama başlangıçta biraz bilinçli çaba ile daha hızlı yol alabiliriz.

Dikilmemiş bir düğme, gidilmek istenmeyen bir davet, süresi geçmiş araç muayenesi, ödenmemiş vergi, en azından bunların bir listesini çıkarıp sizi zorlamayacak bir tarih planına bağladığınızda işlerin hepsini yapmasanız bile kendinizi daha iyi hissedeceksiniz.

Enerji buharlaşması olayı var bir de. Özellikle sıcak havalarda yani benim tercümemle kızgın olduğunuzda enerjiniz buharlaşır.

Peki genel olarak niye kızarız? İnsanların çoğu zaman bizi kızdırmak gibi bir amaçları yoktur, bir şeyler olur, biz kurban rolü oynamayı seçeriz ve önce insanlara/olaylara, sonra da kendimize kızarız.

Kızdığımız olayları kendi gelişimimiz için fırsat olarak görmeye başlayın bakalım, özellikle de sık tekrarlanan senaryoları. Bakış açınız değiştiğinde illüzyonu fark edeceksiniz ve fark edilen her illüzyon bir süre sonra mutlaka çözülür.

Havuz enerjisini bilmek bize başka neleri kazandırır?

Büyük bir havuz hemen dolmaz ve hemen boşalmaz. Enerji seviyeniz (havuzun su seviyesi) düşükse ve biran önce enerjinizi yükseltmek istiyorsanız bu çoğu zaman mümkün olmaz, adım adım ilerlemeli ve sabırlı olmalısınız.

Kendisini bitki gibi depresyonda hisseden bir insanın bir saat sonra içten gelerek kahkahalar atmaya başlaması ve kendisini harika hissetmesi çok doğal bir durum değildir.

Belki önce kızgınlık, sonra kabullenmek, ümitlenmek ve keyiflenmek gelebilir ama biraz zamanla ve sırayla.

Benzer şekilde kendisini çok keyifli hisseden bir insanın bazı olağanüstü haller dışında bir an içinde kendini kötü hissetmeye başlaması da normal değildir.

Enerjinin düştüğüne dair sinyaller gelir, ciddiye almayız, havuz yavaşça boşalır, önlem almayız ve bir bakmışız su iyice azalmış ve artık yüzmek mümkün değil.

Tabii ki tankerle su getirip havuza boşaltabilirsiniz ama bu geçici bir çözüm olur.

Kalıcı bir çözüm istiyorsak enerji çatlaklarımızı gözden geçirmeli ve her gün en az 1 saat havuzumuza temiz su pompalamalıyız.

Herkesin enerji havuzunun dolu olduğu güzel bir hafta dilerim.

Sevgiler.

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

fourteen + eighteen =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.