DURMA, VAZGEÇME


Bugün hak etmek kavramından bahsetmek istiyorum. Sadece doğmuş olmamız nedeniyle pek çok şeyi otomatik olarak hak ettiğimizi düşünüyorum. Bunlardan en önemlisi de mutlu olmayı hak etmek.

Geçenlerde bir danışanım ile seans bitiminde sohbet ediyorduk, son dönemde hayatında çok sayıda güzel olay meydana geldiğini, zaman zaman “acaba ben bunları hak etmek için ne yaptım?” diye düşündüğünü ifade etti. İstekleri gerçekleşmiş olmasına rağmen çok mutlu gözükmüyordu, bir şeylerden korkar gibi bir hali vardı, yakaladığı mutluluk halinin elinden kayıp gidebileceğini düşünüyordu. Daha ilginci, güzel olayların meydana geldiği konularda ilaveten bir çaba içine girdiğini itiraf etti, sanki güzel şeylerin başına gelmesini hak ettiğini kanıtlamak ister gibiydi.

Hepimiz her şeyin en iyisini hak ediyoruz. Bazen hayatın içinde bir takım zorluklar, üzüntüler yaşıyoruz. Bu belli bir noktaya kadar gerekli, konunun hak etmekle bir ilgilisi yok. Aksi takdirde ne kendimizi tanıyabilir ne de kendimizi geliştirebiliriz. Bazen de her şey çok daha kolay gerçekleşiyor. Hayatın inişleri ve çıkışları var.

Herhangi bir şeyi hak etmediğimizi düşünmek kendi içimizde bir direnç yaratmamıza sebep oluyor, bu da isteklerimizin oluşmasını, isteklerimiz gerçekleştiğinde mutlu olmayı veya gerçekleşen isteğimizin devamlılığını zorlaştırıyor.

Hak etmediğimizi düşündüğümüz zaman yıpratıcı, çoğu zaman fazla işe yaramayan bir çabaya giriyoruz. İsteklerimiz için emek harcamak ise bambaşka bir alan. Emek kelimesi, sürekliliği ve akılcı adımları barındırıyor içinde. Daha az efor ve akılcı bir hareketle daha fazla sonuç. Bu da ancak hak ettiğimizi düşündüğümüz zaman gerçekleşebilir. Kanıtlanması gereken hiçbir şey yok.

Hak ettiğinizi biliyorsunuz, o halde keyifli bir şekilde emek harcayın, durmayın ve vazgeçmeyin, her şeyin en iyisine zaten layıksınız.

Sevgi ile kalın.

Paylaş

Önerilen Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

four × 1 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.