Bugün karar almak konusundan bahsetmek istiyorum, özellikle de “doğru” karar almaktan. Doğru herkes için farklı olabileceğinden tırnak içinde yazdım. Size karar almak konusunda değişik bir bakış açısı sunmaya çalışacağım, uymadığı örnekler olabilir, başka görüşler olabilir, saygı duyuyorum. Ben sadece kendi bakış açımı sizlerle paylaşmak istedim.

Karar almaktan korkuyoruz, aldığımız kararların sorumluluğunu taşımak istemiyoruz. Bunun altına indiğinizde esasında yanlış karar almaktan korkuyoruz. Benim görüşüme göre bir kararı doğru veya yanlış yapan şey karar anı değildir, daha çok kararı aldıktan sonraki düşüncelerimiz ve eylemlerimizdir.

Herkes karar alırken iyi niyetle hareket eder, o an sahip olduğu bilgi ve deneyim her ne ise onu yansıtan bir karar alır. Ben de öyle yaparım. Aradan belli bir süre geçtikten sonra geriye bakar ve o kararımızı doğru veya yanlış olarak nitelendiririz. Belirleyici olan aradan geçen sürede düşündüklerimiz ve yaptıklarımız olmuştur.

Birkaç örnek verirsem konu sanırım daha iyi anlaşılacak. Bir tanesi kendi hayatımdan olsun. Uzun bir hazırlık döneminin ardından 2 yıl önce kurumsal iş hayatını bırakarak koçluk ve yazarlık yapmaya başladım. Bugün bana sorduğunuzda bu hayatımda verdiğim en doğru kararlardan birisi derim size. Niye öyle, çünkü aradan geçen sürede çok çalışarak, kendimi geliştirerek başarılı oldum.

Eğer başarılı olmasaydım, istediklerime ulaşamasaydım ve tekrar kurumsal iş hayatına geri dönseydim kararım yanlış olacaktı. Farkı belirleyen şey kararı aldıktan sonra bu kararın doğru olmasını dilemem ve bunun için elimden geleni yapmış olmam.

İlişkiler konusu için de aynı şey geçerli, birisinden ayrıldınız, eğer yerine daha iyi bir ilişki kuramadıysanız kararınızı yanlış olarak nitelendirebilirsiniz, eğer çok daha iyi bir ilişkinin içindeyseniz o zaman doğru karar verdiğinizi düşünürsünüz.

Bunu bilmek bize ne kazandırır? Farklı bakış açılarından bakmak her zaman yararlıdır. Bugün şöyle bir geçmişinizi düşünün bakalım, özellikle pişmanlık duyduğunuz kararlarınız hangisi, bu kararların yanlış olduğunu düşünüyorsanız bu karar anındaki yanlış bir değerlendirmeden mi kaynaklanıyor yoksa sonrasında düşündüklerinizden ve yaptıklarınızdan mı?

Eğer içinizde bir yerlerde bana hak verdiyseniz ve hakikaten bu bakış açısı da denemeye değer bir bakış açısı diyorsanız sizden bir isteğim var.

Bugün bir karar alın, sizin için önemli bir karar olsun ve bugünden itibaren bu kararın doğru olması için çalışın. Unutmayın, bazen bir işaret gelmez ve tek başımıza karar alırız.

Sevgi ile kalın.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

six − 1 =