Elbette, genel olarak iyi biliriz, belki biraz da fazla iyi biliriz. Meşhur sözdür, diğer insanları hep olduklarından daha mutlu sanırız. Geçenlerde bir dostumla akşam yemeğine çıktık, olaylara biraz karamsar yaklaştığından, anda kalma becerilerinin az olduğundan, kötü senaryo yazmaya yatkın olduğundan bahsetti, elbette ona bazı çözüm önerileri sundum ve bunu sizlerle paylaşacağım, ama konuyu farklı bir yere bağlamak istiyorum aslında.

İnsan her ne kadar bunun kötü bir şey olduğunu bilse de kendisini başkaları ile kıyaslar, merak etmeyin zaman zaman belli ölçülerde ben de bu tuzağa düşüyorum. Kendi durumumuzu anlayabilmek için başkalarının ne durumda olduğuna bakarız. Bu bakış açısı bazı açılardan risklidir, çünkü diğer insanları olduklarından daha iyi sanma eğilimimiz vardır.

Dostum da sanki diğer insanlar olaylara hep pozitif yaklaşıyorlar, anda kalmayı benimsemişler ve gelecekle ilgili güzel senaryolar yazıyorlar şeklinde olaya yaklaşıyordu, ona öncelikle bunun doğru olmadığını söyledim.

İlk insanları düşünün, tamamen vahşi doğal şartlarda hayatta kalıp insan neslinin devamını sağlamaları lazım, bunun için programlanmışız, atalarımız olaylara sadece iyimser yaklaşsaydı, anda kalıp geleceğe dair planlar yapmasalardı veya geleceği düşündüklerinde sadece iyi ihtimallere odaklansalardı belki de insan ırkı ortadan kalkabilirdi. Bu nedenle bazı şeyler genetik kodlarımıza belli ölçülerde işlenmiş durumda ve bunları değiştirmek ciddi emek gerektirebiliyor. Bugün büyük ölçüde negatif düşünmeye meyilliyiz, aklımıza gelen düşüncelerin yarısından fazlası olumsuz.

Arkadaşıma önerilerime gelince; anda kalmak için şunu önerdim, saatini günün değişik zaman dilimlerine ayarla, saat çalınca kendine şu soruyu sor ve cevaplarını not al: Tam şu an ne hissediyorum, bir sorunum var mı? İnsan anda kaldığı sürece genellikle bir sorun yoktur, sorun zihnimiz geleceğe yolculuk yapmaya başladığında ortaya çıkar.

Olaylara kötü tarafından yaklaşanlar ve/veya kötü senaryo yazmaya meyilli olanlar için ise önerim şu: tamam, en kötü ihtimal senaryosunu düşündünüz, peki aynı konuda en iyi ihtimal senaryosu ne, en azından en iyi ihtimali de düşünerek bir denge yaratabiliriz diye düşünüyorum.

Çok sevdiğim bir film var, Tom Hanks’in başrolünde oynadığı “Casuslar Köprüsü”. Bir avukatı canlandıran Tom Hanks, savunmasını üstlendiği ve idamla yargılanan rus casusuna nasıl olup ta hiç endişe etmediğini sorar ve her seferinde şu cevabı alır “işe yarar mı, işe yararsa hemen endişe etmeye başlayabilirim”. Endişe, gereksizdir ama bunu bilmek endişeyi ortadan kaldırmaz.

Bu konular çok geniş kapsamlı konular, kendinize haksızlık etmeyin, hepimiz belli ölçülerde bunları yapıyoruz, olabildiğince azaltmaya çalışın, değişim zaman içinde yavaşça olacaktır.

Sevgi ile kalın.

Not: Nisan ayı koçluk ön görüşmeleri başlamıştır, bilgi ve kayıt için lütfen mert@mertcuhadaroglu.com adresine mail atın.