Robert Frost’un çok sevdiğim bir sözü var, “hayat hakkında öğrendiğim her şeyi üç kelime ile özetleyebilirim, hayat devam ediyor” şeklindedir. Geçenlerde bir arkadaşım ile sohbet ediyorduk, bu sözden bahsedince bana benim bu tarz bir çıkarımım olup olmadığını sordu, ben de ona “çoğu şey tahmin ettiğimizden daha fazla zaman alır” diye yanıt verdim.

Hayatta denge konusu çok önemli, bu dengenin önemli bileşenlerinden bir tanesi de sabırlı olabilmek. Bugün bir fidan diktiğinizde onu sulamanız ve güneş ışığı alması büyümesi için gereklidir, doğanın nasıl bir ritmi var ise bizim isteklerimizin gerçekleşmesinin de benzer bir ritmi var aslında. Her şeyin hemen olmasını isteyerek biraz da kendi işimizi zorlaştırıyoruz.

Arkadaşım iş konusunda yeni atılımlar peşinde, görüşmeler yapıyor, adımlar atıyor fakat istediği sonuçları henüz alabilmiş değil, çoğumuz farklı konularda benzer durumdayız aslında. Sizin de mutlaka istediğiniz hızda ilerlemeyen bir yolunuz vardır.

Bu gibi durumlarda sabırlı olmayı öğrenmek başarıya giden en önemli anahtarlardan birisidir. Yazıldığı kadar kolay olmadığının farkındayım, diğer yandan benim gözlemim bu şekilde.

Pek çok şeye emek verip beklemek gerekiyor sabırla, yolculuğun kendisinden keyif almayı becerebilmek çok önemli. Arkadaşıma da bunu sordum öncelikle, yaptığın şeyler sana anlamlı geliyor mu keyif alıyor musun diye sordum. Evet yeni şeyler öğreniyorum ve yeni insanlar tanıyorum diye cevap verdi.

O zaman biraz daha fazla zaman almasında nasıl bir sorun var diye devam ettim, olup olmayacağını bilmiyorum dedi. Olacağına inanarak bekliyor olsaydın nasıl bir fark olurdu diye sordum, o zaman her şey çok farklı olurdu diye yanıtladı.

Sanırım en temel konu burada, yani isteğimizin gerçekleşeceğine inandığımızda biraz geç olmasının da çok önemi kalmıyor çoğu durumda, ama eğer inanç eksikse her gün yeni ektiğimiz fidanın başında bekleyip ürün vermesini bekliyoruz.

Üstelik bir konu hakkında yapmanız gerekenleri yaptıktan sonra bu kadar bağımlı bir şekilde konuya yaklaşmak işinizi zorlaştırmaktan başka bir işe yaramıyor, gölge yapmayın, bırakın güneş ışıkları ulaşsın ve büyütsün.

Bu yazıyı Bilge’nin meşhur sözü ile bitirmezsek olmaz, meyveler olgunlaşınca dallar eğilir, senin olan sana gelir.

Sevgi ile kalın.

Not: Bilge ile olan hikayelerimizden oluşan Senin Olan Sana Gelir isimli dördüncü kitabıma D&R mağazaları ve diğer kitapçılardan ulaşabilirsiniz.