BİR ÖĞRENCİ OLARAK YAŞAMAK


Öğrenmeyi, kendimizi geliştirmeyi durdurduğumuz an aslında yaşamayı durdururuz. Çocukluk dönemini güzel kılan şeylerin başında öğrenme sürecinin devamlılığı gelir. Sonra bir gün bir noktada artık yeterince bildiğimize karar verir veya günlük hayatın koşturması içinde öğrenmeye zaman ayırmayı bırakırız. Bu gelişimin ve mutluluğun önündeki ciddi bir engeldir.

Benden koçluk alan kişilere bazen ödev olarak yeni bir şeyler öğrenebilecekleri kitaplar veririm ve okunmuş bir şekilde iade etmelerini beklerim. Kitap okumak öğrenmek ve kendimizi geliştirmek için pratik ve kolay bir yöntemdir.

Öğrenmeye devam etmek niye bu kadar önemli? İstediğimiz şeylere ulaşmak çoğu zaman kendimizde değişiklikler yapmayı gerektirir. Öğrenme sürecine ara veren veya yeterli özeni göstermeyen kişiler değişiklikleri yapmakta zorlanacaklarını düşünürler. Her değişim bir öğrenme sürecidir aslında.

Öğrenmenin önemli bir aşaması da dinlemeyi bilmektir. Kafanızda söylemek için hazır tuttuğunuz cevaplarla dinlemek değil, gerçekten objektif bir şekilde anlamak ve öğrenmek için dinlemekten bahsediyorum. İlgi göstermenin, değer vermenin en güzel yöntemlerinden birisi de karşımızdaki kişiyi can kulağı ile dinlemektir.

Danışanlarımdan pek çok şey öğrenirim ve öğrendiklerimle kendimi geliştirmenin yollarını ararım. Her insanın farklı ve ilgi çekici bir hikayesi olduğunu düşünüyorum.

Bazen hayat karşımıza aynı tip durumları çıkarır durur. İnandığım bir şey var, isteklerimizden önce ihtiyacımız olan deneyimlerle karşılaşırız bir süre. Sonra sıra istediğimizi yaşamaya gelir. Bütün bu süreç bizi isteğimize hazırlamak için gereklidir.

Öfke bile bir öğrenme aracı olarak kullanılabilir. Benim görüşüme göre öfke, korkunun maske takmış halidir. Öfkelendiğim durumlarda kendime beni korkutan nedir diye sormayı alışkanlık haline getirdim uzun zamandır.

Öğrenmenin bir diğer yöntemi ise hatalarımızdan ders çıkarmaktır. Çok sevdiğim bir söz var, nerede düştüğüne değil nerede sendelediğine bak şeklinde. Yaptığım hataları değerlendirmek için bu bakış açısını kullanırım. Eylem odaklı bir dünyada hata yapmadan bir şeyler yapmak ve üretmek çok zordur, yapabileceğimiz en iyi şey hatalardan öğrenmektir.

Yaşam kısa, bütün hataları tek başımıza yapma şansına da sahip değiliz. Bu nedenle diğer insanların hayat deneyimlerinden de dersler çıkarmayı ve öğrenmeyi bilmeliyiz. Herkes hayatının belli bir döneminde öğrendiklerini kitap haline getirse gerçekten çok iyi bir kaynak olur.

Öğrenmenin güzel bir yöntemi de kendinize meydan okumaktır, bunu yaptığınızda sınırlarınızın aslında tahmin ettiğinizin ötesinde olduğunu öğrenirsiniz. Kendinize meydan okuduğunuzda korkularınızla birlikte ilerlemeyi öğrenirsiniz.

Çok istediğiniz ancak bir şekilde yapamayacağınızı düşündüğünüz neler var? Bilgi toplayarak başlayın.

Öğrenmenin en etkili aşaması ise bildiklerimizi, öğrendiklerimizi gerçek hayatta tecrübe etmektir. Deneyim pahalı bir öğretmen olabilir ancak çok etkilidir.

Öğrenmek üzerine sözlerimi Kiyosaki’nin meşhur sözleriyle bitirmek istiyorum: Ya başarırsınız ya da öğrenirsiniz (başarısızlık yoktur).

Sevgi ile kalın.

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 × 2 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.