BİR BAYRAM YAZISI – AFFETMEK ÜZERİNE


İlahiyatçılar affetmeyi ahlakın bir derinliği olarak nitelendirirken psikologlar ise geçmişin olumsuz duygu yükünden kurtulmanın ön şartlarından birisi olduğunu söylüyorlar. Affetmek bazen gerçekten zor olabilir. Ama bir elinizle mutsuzluğa tutunarak diğer elinizle mutluluğu yakalayamazsınız. Yaklaşan bayram vesilesi ile affetmek üzerine düşüncelerimi paylaşmak istedim, umarım keyifle okur ve bayramda dargınlıklarınızı sonlandırır, sevdiklerinizle barışırsınız.

Hiç düşündünüz mü neden affetmeyiz?

Kızdığım sürece cezalandırıyorum düşüncesi vardır bilinçaltında. Bu açık bir yanılgıdır aslında. Çünkü insan kızgınlığı içinde taşıyarak esasında sadece kendisini cezalandırmış olur. Uzun süre taşınan ve/veya sıklıkla hatırlanan kızgınlık hisleri bizi içeriden tüketebilir.

Kızgınlığın/kırgınlığın bizde oluşturduğu yükten kurtulmak önemlidir.

Bir sırt çantanız olduğunu düşünün lütfen. Affetmediğiniz tüm insanlar ve olaylar için bu çantaya bir tuğla yerleştirmiş olalım. Siz ağır bir sırt çantası ile hayatınıza devam ediyorsunuz. Bu çanta yapmak istediğiniz pek çok şeyi engeller, en azından sizi çok yavaşlatır.

Bilinçaltındaki bir diğer bakış açısı ise “bir daha bana zarar vermesin” düşüncesi ile bağışlamamaktır. Bu bir önlemdir kuşkusuz. Diğer yandan muhtemelen bir daha tekrarlanması mümkün olmayan bir olay için bu şekilde önlem almak yine size daha fazla zarar verir.

Altındaki düşünce ne olursa olsun şunu düşünün lütfen, affetmediğiniz insanlar ne yapıyorlar? Siz onları affetmediğiniz için hayatlarında bir değişiklik var mı? Muhtemelen sizin etkilendiğiniz kadar etkilenmiyorlar, bazıları durumun farkında bile olmayabilir, çoğu unutmuş ve devam etmiştir.

Affetmek neden önemlidir?

Kendimizi rahatlatmak, doğru yere oturtmak, bugünden geleceğe bir rahatlık ve farkındalık taşımak açısından çok önemlidir.

Geçmişe sırtınızdan bir iple bağlı şekilde ne kadar ve nasıl ileri gidebilirsiniz?

Affetmiyorum ama bu beni fazla etkilemiyor diyebilirsiniz, en azından bir düşünmenizi rica ediyorum, belki ipiniz uzun ve ince, sizi tuttuğunun farkında değilsiniz.

Sizlere bir önerim var, bağışlamak istediğiniz insanların bir listesini yapın lütfen. Sonra aralarından bir kişiyi seçin öncelikle. Bu kişinin size göre olumlu olan yönlerini yazın, hiçbir şey bulamıyor olmanızı kabul etmiyorum, en azından bir tane iyi özelliği vardır.

Daha sonra bu kişiye bir mektup yazın, içinizden ne söylemek/yapmak geliyorsa yazıya dökün. Her şey serbest, hayalinizde canlandırın. İçinizdeki her şeyi ifade ettiğinizden emin olun. Sonra da mektubunuzu “seni affediyorum, her şeyi ait olduğu yerde yani geçmişte bırakıyorum” ve benzer şekilde kendi ifadelerinizle onu bağışlayarak bitirin. Mektubu yazdıktan ve bir kere okuduktan sonra yırtıp atabilirsiniz.

Yakın gelecekte, örneğin bayramda bu kişi ile karşılaştığınızı hayal edin, duygularınıza odaklanın, kızgınlık/kırgınlık hissinin azalmış olması lazım.

Geçmişte kalan ve karşı tarafı affedemediğimiz olaylarda kızgınlığın bir kısmı kendimizle ilgili olabilir. Söylemediğimiz, yapmadığımız veya söylediklerimiz, yaptıklarımız için kendimizi affedemiyor olabiliriz.

Bir diğer bakış açısı ise biz izin vermedikçe kimsenin bizi üzemeyeceği şeklindedir, dolayısı ile diğer insanlar söz konusu olduğunda affedilecek bir şey yoktur.

Bende bu bakış açısına daha yakınım, uç örnekleri bir tarafa koyarsak ben izin vermeden birisi beni üzemez, dolayısıyla ortada affedecek başka bir insan yoktur.

Peki, kişi kendisini affedebilir mi?

Bence yapabilir, bu bir bakış açısı ve farkındalıktır. Kendinize de benzer şekilde bir mektup yazabilirsiniz.

Hayatınızda bugüne kadar affetmediğiniz kişileri ve kendinizi suçladığınız olaylar için kendinizi affettiğinizde yaşayacağınız rahatlığı emin olun kelimelerle tarif etmek güçtür.

Bu bayram lütfedin affedin ve yola devam edin, daha hafif ve daha güçlü olarak.

Unutmayın, bir elinizle mutsuzluğa tutunarak diğer elinizle mutluluğu yakalayamazsınız.

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

15 − 12 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.