Başarı başarıyı, başarısızlık başarısızlığı getirir


SİSTEM BİLİMİ VE DÖNGÜLER

NLP’nin diğer bir önemli konusu sistemler ve döngülerdir. İnsan bir sistemdir ve döngülerle çalışır. İnsan ilişkileri ve topluluklar da birer sistemdir. Bu nedenle sistemler ve döngüler hakkında bilgi sahibi olup farkındalık kazanmak önemlidir.

SİBERNETİK (Sistem Bilimi)

Sistem, parçalardan oluşan bir bütündür. Bedeni oluşturan organlar, bir şirketi oluşturan farklı bölümler, iki insan (eş, arkadaş) bir sistem oluşturur. Bu anlamda bakıldığında sizin dahil olduğunuz sistemler hangileri?

Sistemde herhangi bir parça değişirse sistem değişir. Bir organ değişince beden sistemi değişir. Aileye yeni birey gelince aile değişir. Aileden birisi ayrılınca aile yine değişir. Sistemi aynı gibi algılamaya çalışırsak direnç oluşur. Dahil olduğunuz sistemlerde son bir yıl içinde önemli bir değişiklik oldu mu?

Sistemlerde değişime karşı direnç vardır ve bu bir ölçüde doğaldır. Direncin olduğu yerde doğru bağlantıyı bulursanız küçük bir etkiyle bütün sistemi istediğiniz gibi değiştirebilirsiniz. Buna kaldıraç etkisi denir. Son bir yıl içinde sizin açınızdan yeni olan bir sisteme dahil oldunuz mu?

Sistemlerin ideal büyüklükleri vardır. Sistemdeki parçaların da benzer şekilde optimum (ideal) büyüklükleri vardır. Sınırlar vardır, bunlar aşılırsa denge bozulur. Dahil olduğunuz sistemlerde kırmızı çizgilerinizi net olarak ortaya koydunuz mu, diğer insanların kırmızı çizgilerine dikkat ediyor musunuz?

Doğal sistemler kendi içinde dengeye gelirler. Doğada insan dışında şişman veya obez canlı yoktur (evde beslediğimiz hayvanlar dışında). Sistemin dengede olduğu durum performansının en yüksek olduğu durumdur. Dengeye gelmek için neleri yapmaya ihtiyacınız var?

Bir sistemden bir parça başka bir sisteme geçerse 3 yeni sistem oluşur. İki kişi yeni bir aile kurduğunda 3 sistem oluşur. Erkek tarafının ailesi, kız tarafının ailesi ve yeni kurulan aile şeklinde. Müdahale genelde burada başlar, yeni sistemin oluştuğu algısı/kabulü yoktur. Herkes eski sistemini sürdürmek ister bir şekilde. Bu açıdan bakıldığında eski sisteminizin kuralları ile yürütmeye çalıştığınız yeni sistemler var mı?

Sistemlerde sinerji vardır, bu nedenle 1+1+1’in toplamı 3’ten büyüktür. Takım olmak da diyebiliriz buna. Dahil olduğunuz sistemlerde biz ikimiz/üçümüz iyi bir takımız ve sinerjimiz iyidir dediğiniz durumlar hangileri? Buna sizin katkınız ne yönde oluşuyor?

Sistemler döngülerle çalışır.

DÖNGÜLER

Pekiştirici döngüler

Değişime neden olan döngülerdir. Bir yönde artış varsa artış devam eder genellikle. Azalma varsa da azalma devam eder. Kartopu etkisi olarak da bilinir.

Sistem adeta gittiği yönde hızlanır. Başarı başarıyı, başarısızlık başarısızlığı getirir. Sistem sadece pekiştirici döngüler ile çalışırsa bir noktada kırılır. Bu nedenle büyüme veya küçülme sonsuza dek süremez, dengeleyici döngüler devreye girer.

Bunu anlamak ve içten bir şekilde kabul edebilmek çok önemlidir. Çünkü bu hayatımızdaki iniş çıkışları açıklar. Her şey ne kadar kötü olursa olsun iyiye döneceğini anlamamız gerekir. Benzer şekilde başarı da sonsuzluğa kadar kesintisiz gidemez, arada başarısızlıklar olacaktır.

Size bununla ilgili bir tüyo vermek istiyorum. Sabah uyandınız ve kendinizi kötü hissediyorsunuz, kendi haline bıraksanız muhtemelen akşama kadar böyle dolaşacaksınız.

Negatif duygular daha çok aşağı bölgelerde kodlanır. Umut, gelecek gibi kavramlar ise yukarıda kodlanırlar. Fizyolojik olarak bir dakika boyunca derin nefesler alıp yukarı bakarsanız döngüyü kesersiniz.

Bağımlılıklar pekiştirici döngüdür. Alışkanlık maddeye değil, duyguya yöneliktir. Haz bir süre sonra bağımlılık yapar.

Çözüm: önce bir kesinti oluşturun, sorular sorun kendinize, sonra farkındalık gelir. Bu beni destekliyor mu? Ben bunu gerçekten istiyor muyum?

Dışarıdan bakıp kendinizi görmeye çalışın (görsel beyin devrede olduğu için duygular azalır). Analiz etmek kolaylaşır.

Davranış değişikliği: Bu davranışın arkasındaki niyetim ne? Değişim için beni neler destekler,  değişimi ne kadar istiyorum?

Dengeleyici döngüler

Dengeyi sağlayan döngülerdir. Sistem bir taraftan bir şeye gereksinim duyarken diğer taraftan o eksiğini karşılamanın yollarını araştırır. Susarsınız, susarsınız ve susuzluktan ölmezsiniz, bir şekilde susuzluğunuzu giderirsiniz.

Burada bizim açımızdan önemli olan dengeleyici döngüleri bilinçli olarak istediğimiz zaman devreye alabilmektedir.

Kendi bilgi ve tecrübemden dengeleyici döngüleri devreye almanın iki yöntemini biliyorum.

Bir tanesi hedefler koymaktır. Elle tutulan, detaylandırılmış ve belli bir takvime bağlanmış olan hedefler bir tür dengeleyici döngü oluşturarak aşağı doğru giden pekiştirici döngüleri kesebilirler.

Diğer bir yöntem ise sistem bilimi kısmında anlattığımız bilgileri kullanarak kaldıraç noktasını bulmak olabilir. Kartopu etkisi ile aşağıya gittiğiniz durumlarda dışarıdan bir gözlemci olarak durumu inceleyin bakalım, sistemdeki direnç ve kaldıraç noktası nerede?

Futbolda sistem bilimi ve dengeleyici döngüler sık gözlemlenir. Futbol takımları bazen seri galibiyetler alırlar bazen de seri mağlubiyetler. Eskiden Fenerbahçe’de bu durum daha sık görülürdü. Sezona iyi başlayan takım yıl içinde dışarıdan bakıldığında anlamsız bir şekilde arka arkaya maç kaybetmeye başlardı. Ersun Yanal sistem bilimi ve dengeleyici döngüler konusunda bilgi sahibi olan, genel olarak futbola bilimsel olarak yaklaşan bir antrenör. Bu yıl Fenerbahçe’nin başarısında bunun da etkisi olduğunu düşünüyorum.

Kesintili döngüler

Konunun kalbine geldik bence, bugün anlattıklarımdan sadece bu kısım bile aklınızda kalsa benim için yeterli olabilir.

Sistem içindeki parçaların etkileşimleri sırasında gecikme ortaya çıkar ve etki sonra oluşur. Sistem ne kadar büyükse gecikme etkisi o ölçüde büyük olabilir.

Koçluk çalışmaları da kesintili veya gecikmeli döngülere örnek teşkil eder. Güven duyup sabırla beklerseniz sonuçlar mutlaka gelir.

Belli bir hedefe yönelen insanlar bazen gecikmeli döngülerin farkında olmadıkları için gerekenden fazla düzeltme eylemi yaparlar. Aynı doğrultuda devam etseler sonuca ulaşacakları halde gereksiz yere yolu uzatırlar.

Daha kötüsü ise geciktirici döngünün farkında olmayarak başarıya çok yaklaştığımız halde vazgeçebiliyoruz. Bu insan ilişkilerinde de böyle, bir dükkan açtığımızda da.

Unutmayın taş ustası taşa vurur, vurur, vurur, taş belki bininci vuruşta kırılır, taşı kıran o son vuruş değil ondan önceki 999 vuruştur, taş ustası doğru yere vurduğunu bilir ve sabırla bekler.

Doğru olan sistemdeki gecikmenin doğal olduğunu düşünerek doğru olduğunu düşündüğümüz şeyi yapmaya devam etmek ve biraz beklemektir.

Bazen de herhangi bir konuda yaptığınız şey işe yaramıyorsa onu değiştirmek ve farklı bir yöntem denemek gerekir. Bu ikisi arasındaki farkı anlayan insan için pek çok konu çözüme kavuşur.

Bu hafta bu konuda bir Yarın’a Not paylaşmıştım, sözlerimi yine o notla sonlandırmak istiyorum.

Yanlış yolda doğru yürünmez, doğru yolda da yanlış yürünmez. Kalbini koyduğun yol doğru yoldur. Yürümeye devam et.

 

 

Paylaş

Önerilen Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

four × three =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.