Aşkı Hayatıma Nasıl Çekerim


Bültenimizin konusu “aşkı hayatıma nasıl çekerim, mış gibi yapsam olur mu?”.

İlişkiler üzerinde çalıştığımız danışanlarım var, bir tanesi mevcut ilişkisini daha güzel bir boyuta taşımayı istiyor, diğeri ise güzel bir ilişkiyi hayatına katmak düşüncesinde.

Bugünkü konumuz daha çok ikincisi ile ilgili, yani yalnızız ve hayatımızın aşkını bulmak istiyoruz.

Öncelikle mevcut yalnız halimizi düşünerek bu durumun içinden mutlu olabileceğimiz bir şeyler çıkarmalı ve başlangıç aşamasında bunlara odaklanarak şükür içeren duygularda olmalıyız.

Aksi takdirde; hayatımızın aşkını bulmak bizim için bir bağımlılık haline gelir ve biliyoruz ki bağımlısı olduğumuz istekleri elde etmek her zaman daha zordur.

Bağımlılıklar ve hayallerimizin gerçekleşmesi üzerindeki etkileri için Hayatını Seç isimli kitabımın 4. Bölümünü okumanızı tavsiye ederim. Vazgeçmeyecek ama aynı zamanda özgür bırakabilecek kadar sevin (Can Yücel).

Konuyu bir örnekle biraz açmak istiyorum; tamam, birebir aynı değil ama özü itibarıyla yapmanız gereken tam olarak da bu aslında.

Bu hafta Özge bir koçluk kursuna katılmak için kent dışında idi. Biz özellikle geceleri sohbet etmeyi çok severiz. Kızlar yattıktan sonra biraz müzik açar, bazen çay demler, bazen içkimizi yudumlar ve sohbet ederiz. Bundan ikimiz de büyük keyif alırız. Bu hafta eşim olmadığı için bu deneyimi yaşayamadım, ama yalnızken yapacak ve keyif alabileceğim bir sürü başka güzel şey buldum.

Örneğin Friends dizisinin 5. Sezonunu yeniden seyrettim, bol bol kitap okudum, sık sık annemi ziyaret ettim, vb.

Sizde yalnızsanız ve hayatınızın aşkını bulmak istiyorsanız bence ilk önce mevcut durumunuzdan keyif almaya başlamalısınız bir şekilde. Kişisel gelişimde istekleri elde etmek konusunda esas olan bakış açısı şudur: Hayatım zaten güzel, istediğimi elde edersem çok daha güzel olacak.

Daha sonra bence yapmamız gereken nasıl bir insan ve nasıl bir ilişki istediğimiz üzerinde biraz düşünmek ve mümkünse yazmak.
Değerlerimizi ortaya çıkarmaya çalışacağız.

Nasıl bir insan veya nasıl bir ilişki bizi mutlu, keyifli, huzurlu, tutkulu yapar, sizin için paylaşım ve sevgi mi daha önemli yoksa özgürlük ve tutku mu, hepsi birlikte olsun mu diyorsunuz?

Hayalinizde bir tatil planlamanızı istiyorum hayatınızın aşkı ile yapmayı düşündüğünüz, kısa bir haftasonu kaçamağı bile olabilir, önemli değil, yeterki biraz hayal gücümüz çalışsın.

Nasıl bir ortam, deniz kıyısı mı yoksa kayak tatili mi, nasıl bir otel, butik otel mi yoksa beş yıldızlı bir otel mi, neler yapıyorsunuz genel olarak, aktivitelerle dolu mu geçiyor gününüz yoksa tembel tembel takılıyor musunuz. O tatildeki siz nasıl bir insansınız, bugünle kıyasladığınızda neleri farklı yapıyorsunuz, bunları yapıyor olmak sizin için neden önemli? Hayatının aşkı ile tatilde olan siz kimsiniz? Böyle bir tatilden döndükten sonra nasıl bir insan olacaksınız, kapıcınızla nasıl konuşacaksınız, işyerinde nasıl davranacaksınız, vb.

Bunu bir kere yapmanızı istiyorum sadece, yazarak yaparsanız daha da güzel olur, hatta gitmek istediğiniz belli bir yer varsa oranın resimlerinden harika bir kolaj da yapabilirsiniz.

Farkındalık yarattınız, ne istediğinizi ortaya koydunuz, bu isteğinizin bir yıl içinde gerçekleşme ihtimalini nasıl görüyorsunuz, eğer yüksek görüyorsanız zaten beklemek ve fırsat ortaya çıktığında harekete geçmek yeterli olacaktır.

Eğer ihtimali düşük olarak görüyorsanız olduğunuz kişide yani bu konudaki düşünce ve inançlarınızda bir değişiklik yapmanız kesinlikle yararlı olacaktır.

Bakalım aşk ve ilişkiler hakkında neler düşünüyorsunuz, gerçek aşk yoktur, ben aşık olamam, aşkın ömrü çok kısadır gibi hayalinize hizmet etmeyen inançlarınız varsa bunları değiştirmeniz kesinlikle büyük bir fark yaratır.

Daha önceki bültenlerde bahsetmiştim bu nedenle daha fazla detay vermiyorum bu konuda.

Şimdi gelelim bültenin konu başlığına, mış gibi yaparsam gelir mi?

Bu soru bir seans esnasında gerçekten bana soruldu ve bende aşağıdaki gibi yanıtladım.

Mış gibi yaptığında, yani henüz elde etmeden sanki elindeymişcesine duygular yaratabildiğinde, bunlar seni iyi hissettiriyor ve keyfini artırıyor ise olur.

Danışanımda bunun diğer konularda belki uygulanabileceğini, ama hayatında birisi yokken birisi varmış gibi davrandığında enerjisinin yükselmek yerine düştüğünü belirtti.

Bu tip durumlarda, yani keyif almadığınızda ve enerjiniz düştüğünde başka bir yol seçmelisiniz. Demek ki bu konuda mış gibi yapmak size bir şey getirmeyecek.

Danışanıma çok basit bir şey sordum, “hayalindeki tatile çıktığında ve oradaki kendine odaklandığında neler hissediyorsun, nasıl duygular içindesin?”.

Kendimi çok özgür hissediyorum, inanılmaz mutluyum ve keyifliyim diye yanıt verdi.

“Peki” dedim, “şu anki hayatında, aşkı ve ilişkiyi bir kenara bırakacak olursak bu duyguların benzerini sana yaşatan neler var?” diye devam ettim.

Haftasonları motorumla dolaştığımda kendimi özgür hissediyorum aslında ama uzun zamandır ara verdim, ayrıca arkadaşlarımla bir şeyler yaptığımda inanılmaz keyif alırım genelde ama bir süredir ihmal ediyorum dedi.

Tamam işte dedim, önemli olan isteğimizin gerçekleştiği andaki frekansımız ne olacaksa henüz gerçekleşmeden o frekansa çıkmak, bunu illa mış gibi yaparak elde etmene gerek yok, sana benzer duygular ve titreşimler yaşatan her ne varsa biraz onlara odaklan ve hayatında onları artır.

Son bir şey daha var bu konuda söylemek istediğim, her olayda değil ama bazen isteklerimiz gerçekleşmediğinde mevcut durumun ayı kalmasından kaynaklanan bir ikincil kazancımız olabiliyor.

Buna da bir bakmanızı öneririm, örneğin bir aşk ilişkisinin kariyerinizde yükselmeye çalıştığınız şu dönemde sizi yavaşlatacağını düşünüyorsanız veya arkadaşlarınızla aranızı bozacağına inanıyorsanız öncelikle bu düşünce ve inançlarınız üzerinde çalışmanız da faydalı olacaktır.

Paylaş

Önerilen Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

13 + 17 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.