ARAMAK YERİNE HATIRLAMAYI SEÇMEK

ARAMAK YERİNE HATIRLAMAYI SEÇMEK

Bu hafta paylaşmış olduğum yarına notlardan bir tanesi şu şekildeydi: “Doğuştan sahip olduğunuz şeylere bir arayışla ulaşamazsınız, onları sadece hatırlamayı seçebilirsiniz.”. Bir okuyucum bu cümleyi biraz açmamı rica edince bugünkü yazımızın konusu oluştu.

Sahip olduğumuz özelliklerin çoğu zaman farkında değiliz, çünkü eksik olana odaklanmayı seçiyoruz. Oysaki şöyle sakin kafayla bir oturup düşünsek veya çevremizde bizi seven dostlarımızdan bir yardım alsak aradığımız şeylerin çoğuna zaten hep sahip olduğumuzu göreceğiz. Kendimizi sevmek, hayatı sevmek, kendimize inanmak, kendimize daha fazla güvenmek gibi kavramlardan bahsediyorum, bunlara zaten sahipsiniz. Pek çok defa bu duyguları deneyimlediniz, o günler hiç yaşanmamış gibi mi davranacağız?

Geçmiş bir hazine gibi dururken çok nadiren yararlanıyoruz ondan. Bugün aradığınız her ne ise geçmişinizde onu yaşadığınız anıları hatırlayın bakalım. Örneğin kendinizi başarısız hissediyorsanız geçmişte kendinizi başarılı hissettiğiniz anları düşünün ve listeleyin. Kendinize daha fazla güvenmeye ihtiyacınız varsa geçmişte kendinize güvendiğiniz bir olayı hatırlayın.

Meşhur hikayedir bilirsiniz, adamın biri hazine aramak için evini terk edip dünyayı dolaşmış, yıllar sonra aradığını bulamadan eli boş bir şekilde evine geri dönmüş. Biraz dinlenip soluklanmak için bahçesinde evin duvarına bitişik duran eski ahşap bir sandığın üzerine oturmuş. Dinlendikten sonra aklına bu sandığı hiç merak edip açmadığı gelmiş, biraz zorlayınca eski sandığın kapağı gıcırtılarla açılmış ve içinden bir hazine çıkmış.

Hepimizin durumunu biraz da bu hikayeye benzetiyorum, aradığımız şeylerin çoğuna zaten sahibiz, hatırlamayı seçmek hazine sandığının kapağını aralamaya benziyor biraz da.

Sevgi ile kalın.

Paylaş

Önerilen Yazılar