Kişisel gelişimle ilgili konuların arasında an’da kalmak önemli bir yer tutar. Bu nedenle Hayatını Değiştir isimli ikinci kitabımda konuya geniş yer verdim ve ayrı bir bölüm olarak ele aldım. Sanırım en uzun bölüm o oldu hatta. An’da kalmak mutluluk ile yakından ilişkili, bu nedenle zaman zaman konu hakkındaki düşüncelerimi paylaşmayı seviyorum, bazen tekrarlara ihtiyaç olabiliyor.

An’da kalmamızı engelleyen en önemli faktörlerden birisi zihnimizin geleceğe ve geçmişe yaptığı yolculuklar. Bu yolculukları istediğimiz gibi şekillendirip biraz sınırlayabilirsek daha fazla an’da kalabilir ve mutluluk potansiyelimizi daha fazla kullanabiliriz.

Geleceği çok temel olarak iki şekilde düşünebiliriz, bir tanesi bizi heyecanlandıran, keyif veren bir senaryo şeklindedir, örneğin yaz tatilimizi hayal etmek, planlamak, keyif alacağımız anları düşünmek ve gülümsemek gibi. Bu tip bir gelecek yolculuğunun süresi ve miktarı abartılmadıkça yararlı olduğunu söyleyebilirim.

Geleceğe yolculukla ilgili ikinci bir seçenek ise bizi endişelendiren konuları düşünmektir. Bunu nedense daha sık yaparız. Kimse fiziken bugünde bulunup geleceğin hayali tehlikeleri ile savaşamaz aslında. İşimizi kaybetmek, saçlarımızı kaybetmek, birisinden ayrılmak, parasız kalmak, yalnız kalmak, örnekleri çoğaltmak mümkün. Bu tarz bir geleceğe yolculuk hem an’da kalmamızı engeller hem de bizi mutsuz yapar.

Önereceğim yöntem şu: Elinize bir kağıt kalem alın ve sizi gelecekle ilgili endişelendiren konu başlıklarını sıralayın, daha sonra da altlarına olası çözüm önerilerini sıralayıp uygulama konusunda minik adımlar atın.

Örneğin parasız kalmak sizi çok endişelendiriyorsa bir çözüm önerisi tasarruf yapmaya başlamak olabilir, ay sonu geldiğinde bir kenara 200 TL ayırın, bunun için gerekirse harcamalarınızı biraz azaltın. Yalnız kalmaktan çok korkuyorsanız sosyal çevrenizi genişletmeye, aile ve arkadaşlık bağlarınızı güçlendirmeye başlayın, uzun zamandır aramadığınız kişileri arayın hallerini hatırlarını sorun veya yeni bir hobi ve yeni bir çevre edinmeye çalışın. Konuyu ilgi alanınızdan etki alanına çekmenin bir yöntemini bulun.

Geçmişe yaptığımız yolculuklarda da temelde iki seçenek vardır. Bize keyif veren güzel anılarımızı düşünebiliriz. Süresi ve miktarı abartılmadıkça geçmişteki güzel anılarımızı hatırlamanın bir sakıncası yoktur.

Geçmişe yapılan yolculukların önemli bir kısmı ise pişmanlıklarımıza dairdir. Söylemediklerimiz, yapmadıklarımız, yaşadığımız hayal kırıklıkları gibi. Geçmişi değiştiremeyeceğimizi bilmemize rağmen bu tip yolculukları sever ve kendimizle tekrar tekrar hesaplaşırız.

Çözüm önerim şu şekilde: Alın elinize kağıdı kalemi, geçmişe dair pişmanlık duyduğunuz, hata yaptığınızı düşündüğünüz ne varsa yazın. Sonra hepsinden çıkardığınız dersleri de sıralayın. Hata yapmak insana mahsustur, öğrenme deneyiminin bir parçasıdır. Önemli olan gerekli dersleri çıkarıp benzer hataları yinelememektir.

Bundan sonra gün içinde gerek gelecek ile gerekse de geçmiş ile ilgili olumsuz bir senaryo aklınıza geldiğinde kendinize şunu söyleyin “ben 26 Haziran tarihinde geçmişimle hesaplaştım ve geleceğe dair planlarımı da yaptım, şimdi an’da kalmayı seçiyorum.”

Gerekirse bu yazma egzersizlerini 6 ayda bir veya yılda bir defa tekrar edebilirsiniz.

Hepinize daha fazla an’da kalacağınız mutlu günler diliyorum.

Sevgiler.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

12 − six =