Mert bu kez 7’de kalkmayı başardı. Elini yüzünü yıkadıktan sonra şort mayosunu giydi ve sitenin havuzuna yürüdü. Bu saatte kimsecikler yoktu. Yarı olimpik yüzme havuzunda yarım saat kadar yüzdü. Duş aldıktan sonra çay demledi ve kendisine peynirli yumurta pişirdi. Ekmek kızarttı, en sevdiği kahvaltısını bitirdiğinde saat sekizi biraz geçmişti.

Arabasına atladı, 8.30 gibi Esra ile buluştular. Bugünün gezi programında Mazı vardı. Güvercinliğe yakın olan Gökova tarafındaki bu köy Bodrum civarında bozulmadan korunabilen deniz kıyısındaki nadir yerleşimlerdendi.

Mumcular sapağından içeri girdikten sonra müzik setini kapattı ve arabanın üzerini açtı, çam ağaçları ile kaplı yolda ilerlemeye başladılar. 30 km. sonra Mazı sahiline vardılar. Burada yeni açılan restoranlardan birisinin sahiline yerleştiler. Kısa bir deniz molası verdikten sonra çay sipariş edip sohbete başladılar.

Esra’nın modu biraz düşmüştü, önceki günlerle kıyaslandığında keyifsiz gözüküyordu. Biraz sonra baklayı ağzından çıkardı: “Resim yapmaya yeniden başlamak ve resim sergisi açmak işi kafamı kurcalıyor, bu projeyi gerçekleştirmeyi çok istiyorum, ama yapabilecek miyim bilmiyorum?”

“Biraz daha detaylı anlatabilir misin?”

“Aslında gençlik yıllarımdan beri resim yapıyorum, 5 yıldır resim yapmıyor olmama rağmen çok sayıda tablom var, ama kimseyle paylaşmadım, onları sergilemek ve satışından gelecek olan geliri bir hayır kurumuna bağışlamak istiyorum.”

“Bunu Ekim sonuna kadar yapabilir misin?

“Sanırım 2-3 ay alacaktır, yılbaşından sonra belki”

“Varsayalım ki 2,5 ay geçti ve Salt Galeri’de resim sergin var, sen bunu paylaşmak istediğin herkesi çağırmışsın, kimler var orada?”

“Babam ve Halam gibi aile büyükleri, kardeşlerim, arkadaşlarım”

“Başka kimler olabilir?”

“Tüm sevdiklerim olur.”

“Başka?”

“Tanımadığım insanlar da var, resimlerimi beğenmişler.”

“Başka kimler var?”

“Bazı ressamlar var elbet.”

“Bir açılış konuşması yapıyorsun, ailen de orada, ailen neler söylüyor?”

“İşin peşini bırakmadı, helal olsun, bu kız pes etmiyor diyorlar. Benimle gurur duyuyorlar

Yüzleri gülüyor, ben mutluyum.”

“Diğer sevdiğin insanlar neler düşünüyor?”

“İnanmıyoruz sana diyorlar, resim de mi yapıyordun diyorlar.”

“Gelen ressamlar neler söylüyorlar senin hakkında?”

“Hmm, hiç de fena değilmiş diyorlar. İlk sergisi olmasına rağmen iyi diyorlar.”

“Tanımadığın insanlar neler söylüyor olabilirler?”

“Çok yetenekli, resimleri alınabilir diyorlar.”

“Galeri sahibi ve yöneticileri neler düşünüyor?”

“Tahminimizin üzerinde bir ilgi gördüğünden bahsediyorlar serginin”

“O günden bugüne baktığında ve süreci düşündüğünde bu kadar emek vermeye değer mi?

“Kesinlikle değer, teşekkür ederim.”

Yapmayı düşündüğünüz ancak bir yönüyle sizi korkutan projelerinizde projenin bitiş anına giderek sizi heyecanlandıran ve size keyif veren yönleri düşünmek çoğu zaman işe yarıyor diye düşündü Mert.

Sahilde kısa bir yürüyüş yaptılar, sonra denize girdiler ve öğle yemeği sipariş ettiler. Burası huzur dolu bir yerdi, yeşil ile mavi göz alabildiğince el ele uzanıyordu.

Yemekten sonra sahile kurulmuş hamaklarda biraz kitap okuyup kestirdiler.

Esra uyandıktan sonra Mert’in yanına geldi ve “Bir konuda karar vermek için senin desteğine ihtiyacım var” dedi, yüzü oldukça ciddiydi.

“Sana nasıl yardımcı olabilirim”

“Profesyonel iş hayatını bırakıp kendimi tamamen sosyal yardım projelerine adayabilirim, bunu yapıp yapmamak konusunda kararsızım, işe devam mı tamam mı?

“Varsayalım ki bu sorunun cevaplanmasında sana bir şans verildi ve 3 kişilik bir danışanlar kurulu oluşturacaksın, onlar fikirlerini seninle paylaşacaklar, kimleri çağırırdın?”

“En yakın arkadaşım Aslı, Babam ve sen tabii ki.”

“Gözlerini kapat lütfen, hayalinde bir uçan halı ile yolculuk yaparak kendini çok rahat hissettiğin bir ortama gitmeni istiyorum, böyle bir yer bulunca bana haber ver “

“Oradayım.”

“Nasıl bir yer tarif eder misin?”

“Ben çocukken Beykoz’da oturduğumuz köşkün bahçesi.”

“Sen oradasın, ilk kim yanına gelsin?”

“Aslı olabilir.”

“Aslı karşında oturuyor, ona soruyu yüksek sesle sormanı istiyorum.”

“Sordum”

“Ne cevaplar geliyor?”

“İş hayatını ilk bıraktığımda ve evde çocuklarla ilgilenmeye başladığımda biraz sıkıntı çektim diyor, ama şu anda böyle bir şansın varsa değerlendir diyor.”

“Başka”

“Aslında çok dert edilecek bir şey değil, hangi yolu seçersen seç mutlu olabilir ve diğer insanlar için bir şeyler yapabilirsin diyor.”

“Şimdi onun içine girmeni ve onun gözlerinden kendine bakmanı istiyorum, sohbete bu şekilde devam ettiğinizi düşün, neler duyuyorsun?

“Yurtdışında kariyerini en verimli çağında bırakıp birikimlerini sosyal yardım projeleri için kullanan binlerce insan var, Sen de Türkiye’de yapabilirsin diyor.”

“Varsayalım ki bahçenizdeki ağaçlardan birinde bir kamera var ve sizi görüntü ve ses olarak kaydediyor, bu kameradan baktığında neler görüyorsun ve duyuyorsun?

“Rahat bir ortam, güzel ve faydalı bir konuşma.”

“Başka neler var?”

“Başka bir şey yok.”

“Peki, Aslı’ya teşekkür et ve onunla vedalaş, istersen orada bir yerde oturmaya da devam edebilir.”

“İkinci olarak kimi çağırmayı istersin.?”

Seni çağırmak isterim.

…….

Seans yaklaşık olarak 45 dakika sürdü, seans bittiğinde Esra karar vermek konusunda çok daha netti.

“İstersen benim not aldığım tüm cevaplara şöyle bir göz gezdirebilirsin. Bu 3 kişinin sana verdiği cevaplar tek bir mesaj olacak olsa bu ne olurdu?”

“Yapabileceğinin en iyisini yap, seni rahatsız etmeyecekse.”

“Bu konuda bir adım atacak olsan bu ne olurdu?”

“Babama planımdan bahsetmeliyim sanırım, bir şekilde bana destek olacağını düşünüyorum”

“Bunu ne zaman yaparsın”

“Bugün bile yapabilirim aslında.”

“Başka ne olabilir?”

“İçinde yer almak istediğim organizasyon ve projelerle ilgili olarak biraz daha araştırma yapabilirim.”

“Başka”

“TEGV’de görev yapan tanıdıklarım var, onlarla konuşabilirim”

“Başka”

“Aklıma başka bir şey gelmiyor.”

“Şu anda kendini nasıl hissediyorsun?”

Konuşmamız benim için çok değerliydi, netleştim, destek alacağım insanları ve eylem adımlarımı belirledim. Teşekkür ederim.

Hava serinlemeye başlamıştı, eşyalarını toparlayıp çam ormanlarının içindeki güzel yoldan ana yola geri döndüler. Bodrum’um merkezinde Ali Rıza Bey ile buluştular. Ali Rıza Bey bir sürpriz yapıp Esra’nın en yakın arkadaşı Aslı’yı Bodrum’a davet etmişti. Aslı’yı gören Esra göz yaşlarına boğuldu, birbirini uzun süredir görmeyen iki dost birbirlerine dakikalarca sarıldılar.

Yemek için Marina’nın karşısındaki Gemibaşı Restoran’ı tercih etmişlerdi. Bodrum’un yerlilerinin de çok sevdiği bu restoranda yedikleri her şey birbirinden lezzetli idi.

Yemekten sonra Bodrum Marina Yat Klübü’nde bar kısmına geçtiler, canlı müzik performansı vardı, Fatih Erkoç’un şarkıları ile gençliklerinin ilk yıllarına geri döndüler, biraz dans ettiler, bazen şarkılara eşlik ettiler.

Ertesi gün buluşmak için ayrıldıklarında “danışanlar kurulu”ndaki herkes mutlu ve umutlu gözüküyordu.

 

 

 

 

1 Yorum

  1. 6 Günde Esranın geldiği nokta bile çok etkileyici, 12 yi merakla bekliyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

19 − two =