İnan ve insan kelimeleri arasında sadece tek bir harf fark var; bu bizim için bir işaret olabilir mi, en azından benim için kısa bir yazı konusu olabileceği kesin.

Uzun yıllardır kişisel gelişimle ilgileniyorum; bu konuda yazılar yazıyorum, insanları gözlemliyor ve onlarla sohbet ediyorum. Emin olduğum şeylerden bir tanesi de güzel şeylere inanan insanların daha huzurlu ve mutlu bir hayat sürdükleri.

Neye inanıp neye inanmadığımız yaşadığımız hayat üzerinde çok ama çok belirleyici, hem ruh halimiz üzerinde etkisi var hem de isteklerimizin gerçekleşip gerçekleşmemesini belirliyor veya süresini etkiliyor.

Güzel şeylere inanmalı insan, örneğin güzel bir hayatı olduğuna, şu an tam anlamıyla işler istediği gibi gitmiyor olsa bile yakın zamanda düzelebileceğine, umut etmek inanmaktır aynı zamanda güzelliklere.

Nasıl düşüncelere inanırsak daha huzurlu ve mutlu olabiliriz? Çok yakın zamanda iki konuda yazılar kaleme almıştım; bunlar güzel örnek teşkil ediyor.

İlki “her nasip vaktine esirdir” cümlesi. Yani elimizden geleni yaptıktan sonra sabırla bekleyeceğiz, elimizdekilere şükredeceğiz, dua edeceğiz. Her şey en güzel zamanda olur.

Diğeri ise hayatın bize her alanda ikinci ve üçüncü şanslar vermek konusunda cömert davrandığı düşüncesi.

Bazı alanlarda ikinci bir şansın kapınızı çalmak üzere olduğunu düşünerek hareket edin lütfen bu ay, duraksamada olan konular varsa onların hareketleneceğini varsayın ve siz de hareketlenin.

Unutmayın bazen tek bir şey olumlu anlamda değişince her şey güzel yünde değişebilir. Bu bazen iş alanında bir gelişmedir, bazen aşk hayatında açılan bir kapıdır.

En güzel günler henüz yaşanmamış olan günler, biz geleceğe inandığımız, güzel şeylere inandığımız sürece.

Sevgi ile kalın.

Not: Bütün eski yazılarıma kendi adımı taşıyan web sitesinden ulaşabilir, kış dönemi koçluk çalışmaları hakkında bilgi almak için mert.cuhadaroglu@gmail.com adresine mail atabilirsiniz.