Yeni yazdığım kitabın sonuna yaklaştığımda Bilge’yi ziyarete gittim. Ona huzur üzerine bir kitap yazdığımı söylemiştim ancak detaylardan bahsetmemiştim. Biraz detaylı olarak konuşma fırsatı bulduk ziyaretimde, kitabın bazı bölümlerini okudu, önce el yazısı ile yazmıştım kitabı, ona da bu şekilde götürdüm.

“Ne diyorsun, sence olmuş mu?”

“Bırakalım da buna okurların karar versin.”

“Ama biliyorsun senin fikirlerin benim için çok önemli her zaman”

“Biliyorum, bence çok güzel bir konuyu işlemişsin. Teknoloji, sosyal medya ve cep telefonları ile hızlanan yaşamlarımızda en çok huzuru özler olduk sanırım.”

“Ben de o şekilde düşündüğüm için bu kitapçığı yazmak istedim, senin de huzur konusunda fikirlerini merak ediyorum açıkçası.”

“Daha huzurlu bir hayatın olmasını istiyorsan beş basit yöntemden yararlanmalısın, ben yıllardır öyle yaparım ve sen benim huzurlu bir insan olduğumu biliyorsun.”

“Nedir onlar?”

“Dua et, şükret, sabret, üret ve yardım et.”

“Biraz açabilir misin bu konuları?”

“Elbette, zaten bildiğin şeyler aslında. Maneviyat huzur için çok ama çok önemlidir. Bu nedenle dua etmek insanı her zaman ama her zaman daha huzurlu yapar.”

“Biliyorum, ben de sabah yürüyüşlerim sırasında bol bol dua ederim güne başlarken.”

“Şükretmeyi de hayatından hiç eksik etmemeli insan, sofradaki ekmek gibi düşün, çok önemlidir, daha fazla ve daha içten şükredebiliriz hepimiz. Her şeyi bıraksan bile bunu asla bırakmamalısın veya tek bir şey yapacaksan bunu yap o zaman, o kadar önemlidir. “

“Evet, katılıyorum sana, ben yazarak yapıyorum hatta, genellikle geceleri yatmadan hemen önce.”

“Sabırlı olabilmek de çok önemlidir huzur için, elinden gelenin iyisini yaptıktan sonra sabırla bekleyeceksin, meyveler olgunlaşınca dallar eğilir, senin olan sana gelir.”

“Ya da Mevlana’nın dediği gibi her nasip vaktine esirdir.”

“Evet öyle, Mevlana çok özel bir insan. Dördüncü olarak da üretmek geliyor, üreten kişi huzura yakın olur, üretmekten asla vazgeçmemeliyiz.”

“Ben de yazı yazarken bir şeyler ürettiğimi hissediyorum, bazen yorulsam bile bu beni huzurlu bir insan yapıyor.”

“Son olarak da daha fazla yardım etmeliyiz, bu toprakların geçmişinde geleneğinde yardımın hep önemli bir yeri olmuştur, bizi huzurlu yapar. Herkes imkanları ölçüsünde biraz daha fazla yardım etse pek çok şey kendiliğinden çözülür.”

“Peki bunlar yeterli mi sence?”

“Doktor hasta çocuğun ailesine çocuğunuzun sevgiye ihtiyacı var, ona sevgi verin, iyileşecektir demiş. Bir hafta sonra kontrole gittiklerinde, durumu daha iyiye gidiyor ama hala iyileşmedi demiş çocuğun ailesi, doktor da bu kez, o halde dozu artırın ve daha fazla sevgi verin demiş.

Bu söylediklerim huzur için mutlaka işe yarar, 1-2 ay bekle, gerekirse dozajı artır, bence başka bir şeye gerek yok.

Bilge’ye teşekkür edip yanından ayrıldım; huzurlu insanların yanında huzuru bulmak da kolaylaşıyor gerçekten.

Sevgi ile kalın.

Not: Güçlü bir değişim dönüşüm programı olan Mutlulukla Değişim Programı’nın kış dönemi kayıtları başlamıştır, birebir benimle çalışacağınız bu programa kayıt olmak için mert.cuhadaroglu@gmail.com adresine mail atarak bilgi alabilirsiniz.