DAHA MUTLU OLMAK BİZİM ELİMİZDE – BİR BİLGE

DAHA MUTLU OLMAK BİZİM ELİMİZDE – BİR BİLGE

“Pek çok kişi sahip olmadığı şeylere odaklanarak bir şeylerden yakınıyor ve hayattan şikayet ediyor. Oysa biliyoruz ki iyi günlerimiz de olacak o kadar iyi olmayan günlerimiz de. En iyisi sahip olduğun şeylerle mutluluğu yakalamak ve sürdürmeye çalışmak.”

Hal hatır sorma faslından sonra Bilge sohbetimize bu cümle ile başladı. Artık kış kendini iyice hissettirmeye başladığı için sohbetimizi bahçede değil evin içinde yaptık bu kez. Bilge odun sobasını kurmuş, sobanın üzerinde kestane pişirirken eşi Ceyda Hanım da bizim için çay demlemişti. Sıcak çayından küçük bir yudum alan ve gözlükleri buharlanan Bilge konuşmaya devam etti:

“Ben mutlu olmanın büyük kısmının hep insanın elinde olduğunu düşünürüm, yetişmiş olduğum dönemin şartlarının da bu düşüncede bir miktar etkisi olmuş olabilir elbette, ben sabırlı bir insanımdır, kolay kolay vazgeçmem ama nerede durmam gerektiğini, ne zaman beklemem gerektiğini iyi bilirim, bunlar da mutluluk için önemlidir.”

“Hiç çocukluğundan ve gençliğinden bahsetmedin bana bugüne kadar.”

“Annem ev hanımı idi, babam da devlet memuru, öğrenciyken bile yazları çalışırdık o zaman, ben mahalle kasabının yanında çıraklık yapardım örneğin, maddi açıdan sıkıntı çektiğimiz dönemler oldu, bir şekilde üstesinden geldik. O dönem yaşadıklarım bana şunu öğretti, hayatta her şey geçicidir, ne mutluluk süreklidir ne de mutsuzluk, iç huzuruna sahip olabilirsen o önemlidir işte ve kalıcıdır.”

“Huzurla ilgili kitabımı tamamladım ve dün editörüme teslim ettim, yapabilirsek yılbaşı civarında yayınlamayı düşünüyoruz.”

“Bu sefer yayınlanınca okuyacağım herhalde.”

“Çok az kaldı, öyle yapalım istersen.”

“Evet, ne diyordum, her şey geçicidir hayatta, bunu anlamak iç huzuru ve mutluluk açısından önemlidir. O yüzden çok iyi olmayan günler yaşadığımda “bu sonsuza dek sürmeyecek ki” şeklinde düşünüp kendimi avuturum hep.”

“Dikkat ettim, kötü kelimesini pek kullanmıyorsun, bunun yerine o kadar iyi olmayan veya çok iyi olmayan diyorsun.”

“Ben inançlı bir insanım evlat, Allah bana güzel bir yaşam nasip etti, yaşadığım bir gün için kötü benzetmesini yapamam, sağlıklı bir nefes aldığım her gün bana verilmiş olan bir hediyedir.”

“Anladım, doğru bir bakış açısı bence de.”

“İnsanın huzursuzluğunun ve mutsuzluğunun temelinde çoğu zaman saçma sapan nedenler yatar, değiştirebileceğimiz ve değiştiremeyeceğimiz şeyler vardır, değiştirebileceğimiz şeyleri akılcı bir şekilde emek vererek değiştiririz, diğerleri için de kaygı duymak çok anlamlı değildir zaten. Bir de bir şeyi ilave etmek istiyorum, belki bunu da okurlarınla paylaşmak istersin, özellikle de genç olanlar için bir öğüt: Hayatta her şey çok kolay değildir, emek vermek gerekir, eldekinin değerini bilmek gerekir, sürekli yeni şeyler peşinde koşarken bazı şeyleri göz ardı etmemek önemlidir. Hayat her yönüyle çok güzel, sevgi hayatın kendisi, insan sevmekten asla vazgeçmemeli, bak ben Ceyda Hanım ile 70 yaşımda tanıştım ve ne kadar mutluyuz birlikte.”

Gözüm biraz uzakta kitabını okuyan Ceyda Hanım’a takıldı, birlikte harika bir çift oldular gerçekten, belki sonraki kitapların birinde Ceyda Hanım’ı da daha yakından tanıma şansınız olabilir. Bilge ve Ceyda Hanım hepinize çok selam ve sevgilerini ilettiler.

Sohbet güzeldi ama bir şekilde dönmem gerekiyordu, yakın zamanda yeniden uğrayacağımı söyleyerek yanlarından ayrıldım.

Sevgi ile kalın.

Not: Bilge ile olan sohbetlerimizden oluşan Senin Olan Sana Gelir isimli dördüncü kitabıma D&R mağazalarından ve diğer kitapçılardan ulaşabilir veya internet üzerinden sipariş verebilirsiniz.

Paylaş

Önerilen Yazılar