1.500. YAZIM – YAŞAMA DEĞER VERMEK

1.500. YAZIM - YAŞAMA DEĞER VERMEK

Yaşam günlerden oluşuyor; yaşama değer vermenin en iyi yöntemi yaşadığımız her bir güne değer vermek olabilir. Çocuklar bunu çok iyi uyguluyorlar, büyüdükçe unutuyoruz.

Değer verilen bir gün içinde eğlence barındırmalı diye düşünüyorum, herkesin eğlence anlayışı da farklı, biraz müzik biraz dans neden olmasın?

Eğlenceli insanlarla daha çok zaman geçirmek de güzel bir yöntem olabilir, hazır yasaklar hafiflemişken ilk buluşmalarınız sizi eğlendiren insanlarla olsun.

Merak etmek ve öğrenmek de benim vazgeçilmezlerimden, bir bilgi kırıntısının içine sıkıştırıldığı her gün yaşamış olduğumu daha fazla hissediyorum.

Günlük tutmak da güzel bir alışkanlık, o güne dair değer verdiğiniz şeyleri not almanız ileride hatırlamanızı da kolaylaştıracaktır.

İmkanlarımız ölçüsünde gezmek, seyahat etmek de yaşama değer vermenin bir parçası olabilir.

Duygularımızı doya doya yaşamak ve ifade etmek, dostlarla bir sofranın etrafında bir araya gelmek, güzelliklerden bahsetmek, yaşamın da bizi güzel tesadüflerle karşılaştırması işte bunların hepsi değer verilen bir yaşamın göstergeleri olabilir.

Zaman çok hızlı akıyor, bazen sahip olduğumuz yegane şey içinde olduğumuz gün diye düşünüyorum. Oradan oraya sürüklenmek yerine bir durmak, bir es vermek, bir nefes almak önemli.

Bir defter olsaydı yaşamım, yarısı dolu yarısı boş, elimde bir kalem ilk boş sayfaya neler yazardım acaba yaşıyor olduklarıma dair?

Bir rüzgar çıktı aniden, defterin sayfaları çevrildi kendiliğinden, beni henüz yaşamamış olduğum bir geleceğe götürdü ve sonra geri getirdi. Önce büyüdüm sonra küçüldüm, yaşlandım ve gençleştim. Bıkkın ve umutsuz olmaya hakkın yok diye fısıldadı defterin sayfalarını çeviren rüzgar. Kalemi aldım elime ve yazmaya başladım. İşte bu okuduğunuz yazı çıktı ortaya.

Kurşun kalemle yazmıştım aslında ama bir anda renklendi sayfa yazının adına uygun olarak, yaşama değer vermek renklere değer vermektir ve her günün farklı bir rengi vardır dedi rüzgar. Gökkuşağı çizdirdi bana, mantığınla düşünürsen anlayamazsın, kalbinin gözüyle bak hayata dedi. Bundan güzel cevap olmaz diyerek kalemi bıraktım elimden. Sıradan bir gün gibi başlamıştı ama deli dolu bir maceraya dönüştü günüm.

Paylaş