Çok bilinen Yarına Notlarımdan bir tanesi de şu şekilde: “tek bir hayatın var, düşkalk, keyfini çıkar, aşık ol, risk al, sevdiğin işi yap, yaptığın işi sev, bir eser bırak, hayatı yaşa.”

Bugün bu konu hakkında yazmak istedim. Her şeyden önce yaşadığınız hayat sizin hayatınız bir başkasının hayatı gibi yaşamayın hayatınızı, diğerleri ne düşünür kısmına olabildiğince takılmamaya çalışın.

Sevdiğiniz şeyleri daha çok yapmaya çalışın, sorumluluklarınız ile keyif aldığınız veya anlam bulduğunuz şeyler arasında bir denge gözetmeye çalışın en azından.

Her şeyi değil belki ama bazı şeyleri değiştirebileceğinizi unutmayın, değişim hayatın kendisidir, pek çok şey değişir, değişimden korkmayın.

Başlıkta da vurgu yapmış olduğum gibi tek bir hayatınız var, bu nedenle zamanınızı olabildiğince iyi kullanmaya çalışın, hem keyif alın hem de anlamlı veya yararlı bulduğunuz aktivitelerde bulunun, mutluluk zaten büyük ölçüde bunlardan oluşur.

İmkanlarınız ölçüsünde seyahat etmeye çalışın, sevdiğim bir söz var, kimin söylemiş olduğunu hatırlamıyorum, “bütün mucizeler iki şekilde başlar, ya şehre bir yabancı gelir ya da birisi bir seyahate çıkar.”

İnsan ilişkilerine, dostluğa, sevgiye ve aşka büyük önem verin, yaşamımızın kalitesini büyük ölçüde kurduğumuz ilişkilerin kalitesi belirler, güzel insanlar biriktirmeye çalışın.

Hata yapmaktan, yanlış karar almaktan korkmayın, bunlar da öğrenme sürecinin bir parçasıdır ve biz dünyaya bir şeyler deneyimleyip öğrenmeye geldik.

Fırsatlara açık olun, istediğiniz şeyler için emek verin ve sabırla bekleyin, sizin olan size gelecektir.

Bol bol şükredin, hayatınızın iyi ve güzel yönlerini kendinize daha sık hatırlatın.

Hayal kurun, tutkularınızın peşinden gidin, geriye dönüp baktığımızda yapmadıklarımızdan daha çok pişmanlık duyabiliriz.

Ve çok düşünmeyin nereden başlayacağınızı, bir yerlerden başlayın, yol yola çıktıktan sonra aydınlanır.

Sevgi ile kalın.