Belki de sonbahar geçişi nedeniyle bilemiyorum, diğer yandan son dönemde mutsuz olan çok sayıda kişiyle karşılaşıyorum. Bir kısmının hikayelerini dinlediğimde üç tane ortak nokta buldum ve bugünkü yazımda bunu işlemeye karar verdim. Eğer son dönemde biraz mutsuz iseniz belki mutluluğa geçişte işinize yarayabilir düşüncesiyle paylaşıyorum.

Mutsuzuz çünkü bir türlü gerçekçi beklentiler oluşturmayı öğrenemiyoruz. Kendimizden olan beklentilerimiz, çevremizdeki insanlardan beklentilerimiz ve hayattan beklentilerimiz çoğu zaman gerçekçilikten uzak. Peki bu konu niye önemli? Mutluluk bir açıdan, gerçekleşen ile beklenti arasındaki farktan meydana gelir, beklentilerimiz gerçekleştiği ölçüde daha mutlu olmaya yatkınızdır. Gerçekleşeni tam olarak kontrol etmek bizim elimizde değil, pek çok dış faktör var, diğer yandan beklentilerimiz bizim kontrolümüzde ve üzerinde çalışmamız gereken alan tam olarak da burası bence.

Bugün yapmanızı istediğim bir çalışma var, lütfen bir kağıt kalem alın elinize ve üşenmeden madde madde yazın, kendimden, çevremden ve hayattan kısa dönem beklentilerim neler, sonra da bunlar ne ölçüde gerçekçi olup olmadığını düşünerek gerekirse beklentinizi revize edin.

Yanlış anlaşılma olmasın, beklentinizi sıfıra indirin gibi bir şey söylemiyorum, ortada bir yerde denge noktası yakalamak önemli olan, elbette beklentilerimiz olacak.

Mutsuzluğa yol açan diğer bir konu ise önyargılarımız; kendimiz hakkında, geleceğimiz hakkında, çevremizdeki insanlar ve hayatın geneli hakkında önyargılara sahibiz ve bunların sayısı maalesef çok fazla. Neye inanırsanız onu yaşarsınız sözünü duymuşsunuzdur, e bu kadar fazla olumsuz önyargıya sahip olunca da ister istemez onları yaşıyoruz.

Ben kilo veremem, ayşe bana yardım etmez, hayat bana adil olmayan şekilde davranır gibi bir sürü önyargı var, bunlarla birlikte ilerlemek sırtımızda otuz kiloluk çanta ile ilerlemeye çalışmaya benziyor, şu çantayı yere koyun ve içindeki hiçbir işe yaramayan taşları boşaltın lütfen, kim yerleştirdi ne zaman oldu bilmiyorum ama sizi yavaşlattığı ve mutsuz yaptığı kesin.

Son olarak da sabırsız yapımızdan bahsetmek istiyorum, çok çabuk pes ediyoruz, değişim zaman alır, mutsuzluktan mutluluğa geçiş de zaman alabilir, her şey hemen olsun düşüncesi mutsuzluğa yol açıyor. Biraz daha sabırlı olmayı öğrenmek durumundayız, öğrenmeyene hayat bir şekilde öğretiyor zaten.

Konu çok geniş kapsamlı, elimden geldiği ölçüde kısa bir özet çıkarmaya çalıştım, bu konuda değişik konu başlıkları altında yazmaya devam edeceğim.

Daha mutlu olacağımız güzel günler diliyorum.

Sevgi ile kalın.

Not: Mutlulukla Değişim Programı Ekim ayı kayıtları devam etmektedir, bilgi ve kayıt için mert.cuhadaroglu@gmail.com adresine mail atabilirsiniz.