Hayatta en önemli kavramlardan bir tanesi hiç şüphesiz dengedir. Geçenlerde yürüyüş yaparken ve yeni bir kitap üzerinde düşünürken bu isim aklıma geldi, yedinci kitabımın isminin bu şekilde olmasına karar verdim. Hayatın dengesini anlatmaya çalışacağım bu kitapta, bugünkü yazımı ise kısa bir giriş olarak kabul edebilirsiniz.

Şüphesiz çok boyutlu bir konu; bildiğim şey ise, kişi dengeye yaklaştıkça mutluluğu artıyor, dengeden uzaklaştıkça mutsuzluk başlıyor. Ayrıca mutluluk kavramını bir kenara bıraktım, siyah beyaz yaklaşımı olarak nitelendirdiğim ya o ya bu şeklinde düşünce ve davranışlar da farklı seçenekleri görmemizi engelliyor ve bizi dar bir alana hapsediyor.

Denge denilince akla ilk gelen konulardan bir tanesi elbette, maddiyat ve maneviyat arasındaki denge. Biz dünya üzerinde fiziksel bir deneyim yaşayan ruhlarız. Bu cümle bile dengeye işaret ediyor. Bu nedenle dünya üzerindeki kısa hayatımızda sadece maddi değerler peşinde koşmanın tatmin edici olmayacağını, manevi değerlere de önem vermemiz gerektiğini düşünüyorum.

Şükretmek kavramına özel bir önem veriyorum. İnsan doğası gereğince elinde olmayanın peşinde koşar, istekleri bitmez, tek başına bakıldığında bunda yanlış bir şey de yoktur, diğer yandan dengelenmesi gerekir, bunu dengeleyen şey ise zaman zaman sahip olduğumuz şeyleri düşünmek ve bunlar için şükretmektir.

İş ve özel yaşam dengesi çok sık karşımıza çıkan bir başka kavram, elbette çalışacağız, üreteceğiz ve para kazanacağız, diğer yandan bunu yaparken dinlenmeyi, eğlenmeyi ve sevdiğimiz insanlara zaman ayırmayı da ihmal etmemeliyiz.

İki çocuğunuz var, hangisini daha çok seversiniz, elbette ikisini de aynı derecede yani dengeli seversiniz, işte buradaki mantığı yaşamımıza da uygulamamız gerekir. Bir yandan sağlığımız var ihmal etmememiz gereken, bir yandan ailemiz, dostlarımız, sevdiğimiz insanlar, diğer yandan işimiz, bir başka tarafta yapmayı sevdiğimiz ve bizim için önemli olan diğer şeyler, dolayısı ile her birini çocuğunuz gibi düşündüğünüzde bir denge kavramı içinde hayatı ele almak gerekliliği ortaya çıkar.

Fiziksel hedeflerimiz var, başarı gibi, diğer yanda insan ilişkileri, sevgi, iletişim ve paylaşım, ayrıca yaratıcılığımızı kullanmak da önemli, anlamı olduğunu düşündüğümüz bir yaşam sürmek de önemli, bunlar arasındaki dengeyi sağlayabilen insanların daha huzurlu olduklarını gözlemliyorum.

Zaman yönetimi ve para yönetimi gibi koçlukta sıklıkla üzerinde durduğumuz konular da özü itibarıyla dengeye işaret eden konulardır. Yarın olmayacakmış gibi zamanı ve parayı hoyratça israf etmek de doğru değil, bizim için önemli olan konulara para ve zaman ayırmamak da doğru yaklaşım değil, arada bir yerlerde dengeyi bulmalıyız.

Son olarak da şunu söylemek isterim, herkesin her konuda denge noktası biraz farklı olabilir, her şey 50-50 olacak diye bir kaide yok, ayrıca yaşamın olağan akışı içinde özellikle kısa vadede bir şeylerin dengesini kaçırabiliriz, önemli olan orta vadede toparlayabilmektir.

Bugün düşünmenizi isteğim bir konu var, yaşamınızı şöyle bir düşündüğünüzde hangi konularda dengeye gelmeye ihtiyacınız var ve bunun için kısa vadede neler yapabilirsiniz?

Güzel bir soru ile bitirdiğimizi düşünüyorum, harika bir gün dilerim.

Sevgi ile kalın.

Not: Tüm eski yazılarıma kendi adımı taşıyan web sitesinden ulaşabilir, koçluk hakkında bilgi almak için ise mert.cuhadaroglu@gmail.com adresine mail atabilirsiniz.