Çok sevdiğim bir dostum var, Serhat, yaş otuz beş (www.yaş35.com) isimli bir internet platformu tasarladı; ben de hem yazılarımın bir kısmını bu platformda paylaşmaya başladım hem de platformdaki internet radyosu için podcastler oluşturmaya başladık; hem kişisel gelişim üzerine keyifli sohbetler olacak hem de güzel müzikler.

Bugün Serhat ve eşi Yeşim ile buluştuk ve ilk kaydımızı yaptık. Otuz beş yaş civarı insanın hayatında büyük ve önemli kararlar aldığı bir dönem, ilk radyo yayınında bu konuyu ele aldık, muhtemelen önümüzdeki hafta sonu yayınlarız. Tarihini ayrıca duyururum; bugün kısa bir yazı kapsamında konu hakkındaki düşüncelerimi paylaşmak istedim. Bu arada unutmadan söyleyeyim; yaş otuz beş platformunun ayda bir defa müzikli etkinlikleri olmasını da planlıyoruz; bu vesile ile İstanbul’da yaşayan okurlarımla bir araya gelmek için de bir fırsat yaratmış olacağız. İlk buluşmanın 9 Mayıs Çarşamba akşamı Avrupa Yakasında olmasını planlıyoruz.

Gelelim konumuza; bir insan büyük ve önemli kararları nasıl alır ya da nasıl almalıdır? Bence bu noktada önemli olan şey akıl ve mantık ile duyguları dengeleyebilmek. Ben bunun yapılabilir ve öğrenilebilir bir şey olduğunu düşünüyorum. Mantığımız ve kalbimiz zaman zaman çelişiyor gibi görünse de aslında biraz bilinçli bir emek ile bu ikisi arasında bir tür işbirliği yaratmak mümkün olabilir ve işte o zaman daha sağlıklı kararlar alabilir insan.

Bodrum’a yerleşmek böyle bir karardır örneğin; çevrenizdeki insanların bir kısmı kalbinizin sesini dinlediğiniz ve hayallerinizin peşinden gittiğiniz için size hayranlıkla yaklaşırken bir kısmı da mantıklı ol, ne iş yapacaksın, nasıl geçineceksin gibi sorular yöneltecektir. Sadece dışımızdaki kişiler olsa yine iyi; içimizdeki sesler de böyle büyük bir karar arifesinde seslerini artırırlar ve biz ne yapacağımızı bilemeyen bir hale gelebiliriz.

İnsan bir duygu varlığı, dolayısı ile kararların arkasında büyük ölçüde duygular var. Diğer yandan karar alma sürecinin arkasında duyguların olması kararlarımızı sağlıksız yapmaz. Ben karar alırken genellikle yazarak çizerek çalışan bir insanım; bu kararı aldığımda hayatımın diğer alanları nasıl etkilenecek; benimle bire bir aynı durumda olan bir dostuma bu konu ile ilgili ne tavsiye ederdim; görünen seçeneklerin dışında farklı bir alternatif ne olabilir gibi soruların üzerinde düşünür ve yazarım, bunlar kararlarımı biraz daha sağlıklı almamı sağlar.

Ayrıca olasılıkları listelerim; artılar, eksiler, en iyi senaryo, en kötü senaryo ve ikisinin ortasındaki en makul senaryo gibi. Bunlar işin biraz mantıksal ve analitik kısmı.

Duygularımı harekete geçirmek için de aldığım kararı zihnimde bir senaryoya dönüştürürüm; istediğim şey gerçekleşmiş, neler hissediyorum bunları düşünürüm. Nasıl hissedeceğimiz de çok önemlidir.

Bu karar alma konusu ile ilgili olarak dostum Eda Türetken ile birlikte geniş kapsamlı bir seminer yapmayı düşündük; 6 Mayıs Pazar günü saat 13.00-17.30 arasında Fenerbahçe Dalyan Club’de olacak. Bilgi almak için iletişim@iyilesme.net adresine mail atabilirsiniz. Hem teorik bilgiler olacak hem de radikal kararlar vermiş olan kişilerle bu kararları nasıl aldıkları ve sonrasında neler yaşadıkları hakkında konuşacağız.

Karar alma konusu ile ilgili son olarak da şunu söylemek isterim; işin uygulama kısmı da önemlidir, bir kararı doğru veya yanlış yapan şey sadece öncesindeki detaylı değerlendirme süreci değil aynı zamanda kararı aldıktan sonra yaptıklarımızdır.

Güzel kararlar alacağınız mutlu bir hafta diliyorum.

Sevgi ile kalın.