Hayat bize fırsatlar sunmak konusunda cömert davranır, pek çok durumda ikinci ve üçüncü fırsatlar bile karşımıza çıkar. Peki biz fırsatları görüp değerlendirmek konusunda nasılız? Bugünkü yazımda bu konuyu kısaca ele almaya karar verdim.

Her şeyden önce esnek olabilmek gerekiyor. Bir şeyi istediğimizde bizi bu hedefe götüreceğini düşündüğümüz yolu detaylı bir şekilde tarif ediyor ve bunun dışındaki yöntemlere kendimizi kapatabiliyoruz. Oysaki bir şeyin olmasının o an itibarıyla bizim aklımıza bile gelmeyen pek çok yöntemi olabilir.

Farkındalık çok önemli; ne istediğimin ve niye istediğimin ne ölçüde farkında olursam fırsatları tanımam o denli kolaylaşıyor.

Şansın bir tarifi var, şans hazırlık ile fırsatın birleşimidir şeklinde. Dolayısı ile hazır olmak da çok önemli. İstediğim fırsat karşıma çıktığında neler yapacağımı, nasıl davranacağımı üç aşağı beş yukarı kestiriyor olabilmem lazım.

Hızlı karar alabilmek için de bu konu üzerinde daha önceden biraz çalışmış olmanın yararını görebilirim. Her şey istediğim gibi geliştiğinde neler yapacağım, bunu biraz kafamda canlandırabilirim.

Önyargısız bakabilmek de önemli; hiç tahmin etmeyeceğim insanların çok işime yarayacak desteklerini görebilirim fırsatlar konusunda. Bu nedenle önyargısız bir zihinle olaylara yaklaşabilmeliyim.

Ve fırsatlar ile nerede karşılaşabilirim, elbette her yerde ama daha çok nerelerde? Örneğin limonata satmak istiyorsam sıcak deniz kıyısı mı daha iyi bir seçenek yoksa serin ve gölgelik bir alan mı?

Hayatta karşımıza pek çok fırsat çıkar, önemli olan bu fırsatları içimize sinen bir şekilde değerlendirmektir. Ayrıca fırsatları değerlendirirken iç sesimize de kulak vermeliyiz, o çok değerli bir rehberdir ve hepimizde bulunur.

Sevgi ile kalın.

Not: Videolarıma Youtube üzerinden ulaşabilir, koçluk hakkında bilgi almak için ise mert.cuhadaroglu@gmail.com adresine mail atabilirsiniz.