En sonda söyleyeceğimi en başta söyleyerek yazıma başlayayım; olumsuz düşünmenin tersi olumlu düşünmek değil, yani en azından herkes için değil veya her zaman değil. Olumsuz düşünmenin panzehiri eylemlerde bulunmak, kendimizi meşgul etmek ve olabildiğince az düşünmek de olabilir.

Daha önce bu konuda bazı yazılar yazmıştım; çok kısaca bir cümle ile özetleyecek olursak, insan genetik yapısı nedeniyle bir miktar olumsuz düşünmeye programlanmıştır, dünya üzerindeki varlığını sürdürebilmesi olası risk ve tehlikelerin çabuk farkına varması için bu gereklidir. Dolayısı ile her zaman her şart altında olumlu düşünmek diye bir şey yoktur. Bazılarımız genetik yapı, geçmişte yaşanan olumsuz olaylar veya içlerinde bulundukları durum ya da çevre nedeniyle daha fazla olumsuz düşünüyor olabilirler.

Olumlu düşünmek de elbette güzel bir şey; diğer yandan olumlu düşünenler müthiş başarılar elde ediyorlar, olumsuz düşünenlere başarı arenasında yer yok gibi bir durum da yok açıkçası. Tanıdığım pek çok başarılı insanın olumlu düşünme ile yakından uzaktan alakaları yok. Hani çocukken bizi şöyle yetiştirmişlerdi ya, sen en kötüsünü düşün, ona göre hazırlan, hah işte tam da bu şekilde yaşayan bir sürü kişi tanıyorum ben.

Filmin karıştığı kısım şurası; yıllardır hep şu söylendi, bir şeyin olmasını istiyorsan olumlu düşünmek zorundasın. Bu bir iddia, resmi bir kanıtı yok. Şimdi buna inanıyorsanız bu sizin hayatınızın gerçekliği haline gelir. Ama ya inanmıyorsanız, örneğin yemişim ben olumlu düşünmeyi, nasıl düşünürsem düşüneyim istediğim sonuçları alırım diyorsanız o zaman sizin inancınız ne ise o geçerli olur, yani istediğiniz başarıyı elde edersiniz.

Bunları şu yüzden yazıyorum, bazı kişiler olumlu düşünemedikleri için kendilerine ekstra bir eziyet uyguluyorlar, yani olumsuz düşünmeleri yetmiyormuş gibi bir de şunu ilave ediyorlar, oğlum ben hapı yuttum, hiçbir isteğim gerçek olmayacak bir türlü olumlu düşünemiyorum diye ortada dolaşıyor ve konuşuyorlar. Bu ilave eziyete gerek yok. Bir insanın olumsuz düşünerek de hayatında güzel şeyler oluşturması ve yaşaması mümkün, yeter ki bunun mümkün olabileceğine biraz inansın.

Evren eylemi alkışlar diye bir söz var, duymuşsunuzdur, bu konu ile ilgili ayrı bir yazı kaleme aldım, onu da yarın yayınlarım. Dolayısı ile olumsuz düşünen kişilere bir önerim olacak, denediniz olmuyor, çok da zorlamayın illa olumlu düşüneceğim diye, bunun yerine kendinizi meşgul edecek aktiviteler bulun, anlamlı bulduğunuz şeyler yapın, ne kadar çok eylem o kadar az düşünce.

Düşünce derken kendimizi ve hayatı sorgulamak anlamındaki düşünceleri kastediyorum elbette, yoksa eylem yaparken de o eyleme dair düşünceler oluyor ister istemez ama bunlar anda kalmak başlığı altında incelenebilir.

Madem genetik olarak olumsuz düşünmeye biraz meyilliyiz o zaman niye sürekli düşünüp sorgulayalım, haftada bir saat veya ayda bir iki saat yeterli olacaktır, zaten hep aynı şeyleri düşünüp durmuyor muyuz?

Eğer ağırlıklı olarak olumsuz düşünen bir kişiyseniz lütfen söylediklerimi değerlendirin ve olaya bir de bu gözle bakmaya çalışın.

Sevgi ile kalın.

Not: Ocak ayı koçluk ön görüşmeleri başlamıştır, ön görüşmelerden yararlanmak için mert@mertcuhadaroglu.com adresine mail atabilirsiniz.