İÇİNDEKİNE GÜVEN

İÇİNDEKİNE GÜVEN

Geçen akşam bir Yarına Not paylaşmıştım; içindekine güven şeklinde idi. Bugün bu konu hakkında düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. İçindekine güven dediğimiz zaman iç sesimize güvenmekten de bahsediyoruz aynı zamanda. Peki iç ses, diğer bir deyişle kalbimizin sesi ile zihnimizin yani egonun sesini nasıl ayırt edeceğiz.

Ego, bizi mevcut kutumuzda yani konfor alanımızda tutmaya yarayan bir mekanizma, görevi bizi korumak, bunu her şeyin aynı kalmasını sağlayarak yapabileceğini düşünüyor ve bazen görevi nedeniyle değişime karşı büyük direnç gösteriyor, özellikle de bizi ve değişimi ciddiye aldığı zaman daha çok böyle davranıyor.

Bu nedenle hayatınızda bir şeyleri değiştirmeye karar verdiğiniz zaman karşılaştığınız direnç son derece normal. Kafanızın içinde dolaşan zihninizin sesi, boş ver, sen böyle rahatsın, ne zaman başardın ki, sen kim bunu yapmak kim, deli misin diye konuşan ses var ya işte o.

Kalbinizin sesini nasıl duyacaksınız, ne istediğinizi nasıl keşfedeceksiniz. Herkes için geçerli tek bir yöntem yok ve bu bir süreç, bugünden yarına olmasını beklemeyin.

Öncelikle belirli bir dönem için hayatınızın temposunu biraz yavaşlatın, kendinize şöyle bir yarım saat ayırın hayattan. Meditasyon yapın, sessizce oturun, günlük hayatın akışına dair düşüncelerinizi özellikle de endişe ve kaygı veren düşünceleri bırakmaya, azaltmaya çalışın.

Biraz doğada zaman geçirin, teknolojik aletlerle aranıza biraz mesafe yerleştirin, whatsapp mesajlarını okuyacağım diye telefonunuzla yapışık bir şekilde yaşamaktan vazgeçin.

Her şeyi sürekli olarak takip etme telaşından da vazgeçin. Kendi gündeminizi oluşturun. Biraz isteklerinize ve hayallerinize odaklanın, neler istediğinize kafa yorun, onları yazın, güzel resimlerden bir kolaj yapın. Size ilham verme potansiyeli olan bir şeyler okuyun ya da izleyin.

Sadece boş boş oturun zaman zaman, yağmur veya kar yağışını izleyin öylece, bir vapur yolculuğu yapın telefonu kurcalamadan, kafanızı kaldırın şöyle bir etrafa bakın.

20 yaşınızdaki halinize bir mektup yazın, kendisini neler beklediğini anlatın, sonra da 80 yaşınızdaki halinize bir mektup yazın, yapmak istediklerinizi yapmış gibi anlatın o mektupta da.

Bütün bunların bir kısmı iç sesinizi daha çok duymanızı sağlayacaktır. İç sesinizi duyduğunuz zaman da o konuda bir adım atın. İşaretlere çok ama çok dikkat edin. Şu hayatta hiçbir şey boşu boşuna olmuyor, her şeyin bir anlamı var. Bir sözüm vardı, doğru yolda ilerliyorsan olumlu işaretler ve tesadüfler peşini bırakmaz diye. Hangi yol doğru yol derseniz, kalbinizin sesini dinlediğinizde çıktığınız yol doğru yoldur bence.

Yanlış yolda doğru yürünmez, doğru yolda da yanlış yürünmez.

İç sesinizi daha net duyacağınız güzel günler diliyorum.

Sevgi ile kalın.

Not: Mutlulukla Değişim Programı Şubat ayı kayıtları başlamıştır, bilgi ve kayıt için lütfen mert@mertcuhadaroglu.com adresine mail atın.

Paylaş