HAYATINI SEÇ 3. BASKI

HAYATINI SEÇ 3. BASKI

Dördüncü kitabım üzerinde çalıştığım bugünlerde ilk kitabım Hayatını Seç’in üçüncü baskıya girdiğini öğrenmek benim için güzel bir sürpriz oldu. Bundan tam 4 yıl önce yayınlanmıştı. İçerdiği bilgiler ile güzel bir rehber kitap olduğunu düşünüyorum. Kitabı anlatarak sizleri sıkmak istemem, diğer yandan çok sevdiğim bir arka kapak hikayesi var, herhalde onlarca defa okuyup üzerinde düşünmüşümdür, hala da düşünürüm. Bugün sizle o hikayeyi paylaşmak istedim.

Eski zamanlarda bir gezgin yolculuklarından birisinde bir köye yaklaşırken, önce önüne köyün mezarlığı çıkar. Mezar taşlarında isimlerin altında doğum ve ölüm tarihleri yerine; 1 yıl 10 ay, 2 yıl 5 ay, 3 yıl 8 ay gibi süreler yazılıdır. En yüksek kayıt 5 yıldır, kimse bunun üzerinde bir süre yaşamamıştır. Gezgin üzülür, ilk aklına gelen özellikle çocukları etkileyen bir salgın hastalıktır. Köy meydanında oynayan sağlıklı çocukları görünce çok sevinir. Demek ki salgın sona ermiştir. Çocuklara mezar taşlarındaki yazıları sorar, çocuklar da onu köyün bilgesine yönlendirirler. Bilge derki, “Biz burada hepimiz hayatımız boyunca bir defter tutarız. Akşamları yatmadan önce o gün gerçekten yaşadığımızı hissettiğimiz, hayattan keyif aldığımız olayları ve süreleri not alırız. Birisi öldüğü zaman defterindeki süreleri toplar ve mezar taşına bunu yazarız.”

Sahi gerçekten yaşıyor muyuz veya hayatımızın ne kadarlık bölümü gerçekten yaşayarak geçiyor? Sağlık sorunlarını bir tarafa koyuyorum, insan sağlıklı değilse umudu korumak ve mutluluğu bulmak zorlaşıyor. Ama onun dışında eğer geçiminizi temin edecek kadar bir geliriniz varsa ve etrafınızda sevdiğiniz insanlar bulunuyorsa bir şekilde gerçekten yaşamalısınız. Ben de öyle yapmaya çalışıyorum.

Gerçekten yaşadığınızı hissettiğiniz güzel günler diliyorum.

Sevgi ile kalın.

Paylaş

Önerilen Yazılar