İSTEDİĞİMİZ SONUÇLARI ELDE ETMENİN FORMÜLÜ

İSTEDİĞİMİZ SONUÇLARI ELDE ETMENİN FORMÜLÜ

Kişisel gelişimde en çok üzerinde durulan konulardan bir tanesi de istekler konusudur, bu çok geniş kapsamlı konuyu ilk iki kitabımda detaylı olarak ele almıştım, bugün kısa bir özet yapıp pek çok kişinin takıldığı bir yeri aydınlatmak istedim.

Öncelikle şunu söylemek istiyorum; bir şeyi istiyorsanız o şey için akılcı bir şekilde emek verip yapılmasını gerektiğini düşündüğünüz şeyleri yapacaksınız, oturduğumuz yerden sadece istemekle olan şeylerin sayısı çok az.

Yazım, işin bundan sonraki kısmı ile ilgili, yani elinizden geleni yapıyorsunuz, fakat istediğiniz sonuçları henüz alamadınız, acaba nerede eksiklik var diye düşündüğünüz durumlar.

İstek ve eyleme, inanç eşlik ederse işimiz kolaylaşıyor. Mutlaka bir formül vermem gerekirse; içten gelen bir şekilde gerçekten kuvvetli olarak iste, akılcı bir şekilde emek ver, yapılması gerekenleri yap ve isteğinin gerçekleşeceğine şüphesizce inan diyebilirim. Şüphesizce inanmak üzerine daha önce çok sayıda yazı yayınlamıştım o yüzden burada detaya girmek istemiyorum; eski yazılarıma kendi adımı taşıyan web sitesinden ulaşabilirsiniz.

İçten gelen bir şekilde kuvvetli olarak nasıl istenir? Öncelikle net olmak gerekiyor, tam olarak ne istediğinizi saptayın, daha mutlu olmak istiyorum demek kişisel gelişim anlamında benim görüşüme göre net bir istek değildir, ne olmasını istiyorsunuz, bir de gerçekten istemek ile istemem lazım arasındaki farkı anlamak lazım. Gerçekten istiyor musun yoksa istemen gerektiğini mi düşünüyorsun, ailemizden, çevremizden etkilenip isteklerimizi onların isteklerine göre şekillendiriyoruz, lütfen buna da dikkat etmeye çalışalım, istek bize ait olmalı, bir başkasına değil.

Bundan sonrası da iyimser olmak, pozitif düşünmek, yani hem istemek hem de gerçekleşeceğine inanmak.

Şimdi gelelim pek çok kişinin takıldığı yere, itiraf ediyorum yakın zamanlara kadar bu kısmına ben de zaman zaman takılırdım.

Bir yandan bir şey isteyip bir yandan da o isteğin olmaması için bir şeyler yapıyoruz, elbette farkında olmadan yapıyoruz ama sonuç öyle oluyor maalesef, isteğimizi sıfırlıyoruz adeta.

Peki bunu nasıl yapıyoruz? Bazen isteğimize karşı bir tür bağımlılık yaratıyoruz, yani isteğim olmazsa hapı yuttum moduna giriyoruz, bunun neticesinde de isteğimiz gerçekleştiğinde olacak güzel şeyleri düşünmek yerine isteğimiz olmadığında oluşabilecek sevimsiz durumları düşünüyoruz daha çok. İnsan hem bir eylem varlığı hem de bir enerji varlığı, neyi daha çok düşünürseniz onu yaratma ihtimaliniz artar. Düşüncelerimiz isteğimizin olmasında değil olmaması durumunda dolaştığı sürece işimiz zorlaşıyor, bir tür direnç yaratıyoruz.

Direnç yaratmanın başka şekilleri de var, istemenin doğru bir şey olmadığına inanmak, mevcuda şükredelim, daha fazlasını istemek hakkımız mı diye düşünmek, bir şeylere sahip olmayı hak etmediğimizi ya da bir yerlere gelmek için yeterli olmadığımızı düşünmek gibi.

Bazen de ödememiz gereken bir bedel olduğuna kanaat getirir ve buna hazır olmadığımızı hissedebiliriz.

Bunların neticesinde bir yandan istek vardır, bir yandan ise sürekli bir endişe, bu durum isteğin sıfırlanmasına yol açabilir, endişe kazanabilir veya isteğinizin gerçekleşme süresi gereksiz yere uzayabilir.

Endişe üzerine de çok yazı yazmıştım, belki yakın zamanda bir tane daha kaleme alırım, önemli bir konu çünkü hem isteklerimizin olmasını güçleştiriyor hem de bundan bağımsız olarak huzurumuzu alıp götürüyor.

Sevgi ile kalın.

Paylaş