BİR ŞEYİ İSTEMEK İLE BİR ŞEYİN OLACAĞINA İNANMAK ARASINDAKİ FARK

BİR ŞEYİ İSTEMEK İLE BİR ŞEYİN OLACAĞINA İNANMAK ARASINDAKİ FARK

Kişisel gelişim ile ilgili konulardan bir tanesi de istemek konusudur; çoğunlukla istediklerimiz olmaz ve biz de geri dönüp deriz ki o kadar istedim ama olmadı acaba nerede yanlış yapıyorum. Bir şeyler istemek insan olarak hepimizin doğasında var; elimizdekilerin kıymetini bildiğimiz sürece yeni şeyler istemek bence güzel de bir şey. Diğer yandan; istediğimiz şeyler değil beklediğimiz şeyler gerçekleşir çoğu zaman ve bu ikisi arasındaki farkı belirleyen şey inançlarımız ve eylemlerimizdir, eyleme geçmek inanmamızı da kolaylaştırır. Bir şeyi istiyorsunuz ama o şeyin olacağına ne kadar inanıyorsunuz? Bunu anlamanın yollarından bir tanesi de davranışlarımıza bakmaktır.

Geçenlerde bir arkadaşım ile bu konularda sohbet ediyorduk; arkadaşıma söylediklerimin bir kısmını sizlerle de paylaşmak istedim, çünkü konunun gerçekten önemli olduğunu düşünüyorum, istekler anlamında pek çok kişinin takıldığı yer sanırım burası.

Arkadaşım neler istediğinden bahsediyordu; arabamı değiştirmek istiyorum; uzun zamandır bunu istiyorum ama olmuyor diye hayıflanıyordu. Nasıl bir araç istediğini sordum; markasını, modelini ve özelliklerini sordum, fiyatını da öğrendim; öyle çok uçuk kaçık bir şey değildi istediği. Sonra ona şunu sordum; bu söylediğin markanın senin iş yerine yürüme mesafesinde güzel bir satış ofisi var, hatta istediğin araç orada sergileniyor, hiç gidip baktın mı? Hayır diye cevap verdi; işte size tam anlatmak istediğim şeyin canlı bir örneği, istiyor ama olacağına inanmadığı için gidip bakmıyor bile. Git oraya, alıcı gözüyle bir incele, önce dışına bak, sonra içine otur, kokusunu içine çek, fotoğraf çektir, kaç lira olduğunu sor, senin arabana ne kadar vereceklerini öğren, taksit imkanlarını araştır. Bunları yapmak; istek ile inanç arasındaki farkı kapatacaktır.

Spora başlamak istediğini söyledi ayrıca, bunu aylardır dile getirir, bir türlü yapamadığını anlattı sonra da uzun uzun. Evine ve iş yerine 10 dk mesafede iki tane spor salonu var, bir kere bile gidip konuşmadığını bildiğim için onu cesaretlendirdim biraz, git bir konuş, şartlarını öğren, bu aralar kampanyalar da var, eğer yapabileceğine kanaat getirirsen üç aylık bir üyelik al, bir iki arkadaşını ara belki onlardan birisi sana eşlik eder diye fikir verdim.

Sohbetimiz istekleri üzerinden devam etti, iş yerinde on yıldır aynı mobilyaları kullandığını, bir kısmını yıllardır değiştirmek istediğini biliyorum; dedim ki git bir mobilya mağazasına bak bakalım, senin ofise uygun neler var, birkaç broşür al, sonra beraber inceleriz istersen.

Seyahat ile ilgili gerçekleşmeyen isteklerini anlattı, ona bir rota çıkardım, tahmini bir bütçe söyledim ve araştırabileceği birkaç internet sitesi tavsiye ettim, sonra da her ay 500 TL tasarruf ederse 7-8 ay sonra bu tatili yapabileceğini söyledim.

Bir şeye inanmak demek o şeyi araştırmak demektir, bilgi toplamaktır, plan yapmaktır, minik adımlar atmaktır, bazı durumlarda bizimle yapacak kişileri bulmak, bazı durumlarda yardım alacağımız kişileri saptamaktır, bunların hiç birini yapmadan sadece istemekle olan şeylerin sayısı azdır.

İstekleriniz doğrultusunda araştırmalar yapar ve harekete geçerseniz istekleriniz yavaşça inandığınız şeyler haline dönüşebilir.

Sevgi ile kalın.

Not: Tüm eski yazılarıma kendi adımı taşıyan web sitesinden ulaşabilir, koçluk hakkında bilgi almak için mert.cuhadaroglu@gmail.com adresine mail atabilirsiniz.

Paylaş

Önerilen Yazılar