TELAŞ ETMEYİ BIRAKMAK – HUZURU YAKALAMAK

TELAŞ ETMEYİ BIRAKMAK – HUZURU YAKALAMAK

En çok ihtiyaç duyduğumuz hislerden birisi hiç şüphesiz huzur; huzurun olduğu yerde dur, zamanı da durdur mümkünse. Nefes al, biraz sakinleş, istersen gözlerini kapa biraz.

Elimizde olan tek an içinde olduğumuz an ise, öncesine ve sonrasına dair telaşlarımız hangi ölçülerde anlamlı. Geçmişi ve geleceği gereğinden fazla düşünmek bir tür telaş hali aslında, sanki geçmişi değiştirmek ve geleceği tam olarak bilebilmek mümkünmüş gibi.

Zihnimizi günde yarım saat bile olsa susturabilsek ne güzel olur, ben genelde sabah yürüyüşlerinde bunu başarabiliyorum.

Hayatımızı, hayatlarımızı çok fazla ciddiye almaktan mı kaynaklanıyor bu telaş, zaman zaman kendime sorduğum ve cevabını aradığım bir soru.

45 yaşındayım, bazı farkındalıklar edindim. Çocuklar büyüyor, işler yapılıyor, sorumluluklar bir şekilde yerine getiriliyor, inişler ve çıkışlar oluyor. Yaşam bir yapılacaklar listesi değil ki, nedir bu telaş, amacımız bu olmamalı, listeye bir şeyler ekleniyor sürekli ve o hızla eksilmiyor.

Hayata gerçekten nüfuz edebiliyor muyuz, işte mesele bu, onun ritmiyle uyumlanıp hayatla birlikte akabiliyor muyuz, yoksa akıntıya karşı kürek mi çekiyoruz çoğu zaman?

Yaşamak, telaş olmadan, ne büyük huzurdur. Kuş seslerini dinliyorum bazen parkta, rüzgar yüzümü okşuyor, kafamı gökyüzüne çeviriyorum, yeşil ve mavi birleşiyor dalların ucunda. Burada bir beş dakika daha kalıyorum. Bunu bir yöntem olarak size de tavsiye etmek istiyorum, gün içinde size gerçekten huzur veren bir ana denk gelirseniz lütfen onu beş dakika daha uzatın.

En son ne zaman dalından bir meyve yediniz, bir ağaca sarıldınız? Biraz daha dikkatli bakarsak hayata doğada her şeyin bir ritmi olduğunu ve telaşa yer olmadığını fark ederiz. Telaş etmeyi bırakırsanız hayatla uyumlanırsınız, huzuru yakalarsınız.

Sevgi ile kalın.

Not: Mutlulukla Değişim Programı Kasım ayı kayıtları devam etmektedir, bilgi ve kayıt için lütfen mert.cuhadaroglu@gmail.com adresine mail atınız.

Paylaş