İSTEKLERİMİZ VE GERÇEKLEŞENLER, NE BEKLİYORUZ NE OLUYOR?

İSTEKLERİMİZ VE GERÇEKLEŞENLER, NE BEKLİYORUZ NE OLUYOR?

Hayatta en önemli konulardan bir tanesi de bence beklentilerimizi yönetebilmektir; bu sadece bilgi ile olabilecek bir alan değil elbette ciddi hayat deneyimi de gerekiyor yine de ben bazı yönlerden ele almaya çalışacağım.

Beklentilerimiz gerçekleştiği zaman mutlu olma eğilimindeyiz, bir şeyler iyi sonuçlansa bile beklentimizi karşılamıyor ise bu durum bizi üzebiliyor.

Bayram harçlığı olarak 100 TL almayı beklediğimizde ve sadece 50 TL kazandığımızda aldığımız 50 TL’ye sevinmek yerine alamadığımız diğer 50 TL’ye üzülebiliyoruz. Var olana odaklanmak ve eksik olana odaklanmak da zaman zaman bu konunun bir parçası.

İnsanlardan beklentilerimiz de çok, keza onların da bizden beklentileri var, bazen gerçekleşiyor bazen gerçekleşmiyor.

Ben hep şöyle düşünüyorum; gerçekleşen dediğimiz şey tam olarak benim elimde değil, çünkü hayat çok büyük ve karmaşık bir sistem, bu sistemi bir iki genel geçer teori ile açıklamak da mümkün değil. Dolayısı ile gerçekleşen üzerinde bir etkimiz var elbette ama bu sınırlı bir etki.

Beklentilerim ise daha çok benim kontrolümde olan bir alan. Beklentileri sınırlamak yaklaşımına çok katılmıyorum, hayatta hep bir denge anlayışı içinde oldum bu nedenle beklentiler de dengeli olmalı, hatta gerçekçi beklenti dediğimiz de bu sanırım.

Güven konusuna da benzer şekilde yaklaşıyorum, yeni tanıştığım bir insana ne çok güvenir ve her şeyimi anlatırım ne de hiç güvenmeyip ketum bir tavır içinde olurum, ikisinin arasında bir yerlerde durmaya çalışırım, davranışları ile güvenimi artırır veya azaltır.

Beklenti olayı da bunun gibi, beklentisizlik ve aşırı beklenti arasında bir yerlerde herkes kendi denge noktasını bulmalı.

En çok da insanlardan olan beklentilerimizin gerçekleşmemesi yaralar bizi, herkesin farklı bir hayat hikayesi var, herkes farklı bir gezegen, bu nedenle beklenti oluştururken ben olsam şöyle söylerdim veya şöyle yapardım diye hareket etmemek gerekiyor sanırım.

Çok kolay beklenti içine giriyoruz; özellikle de ilgiye ihtiyacımızın çok olduğu dönemlerde bu halimiz hayal kırıklığı ile sonuçlanabiliyor.

İlgi, takdir, övgü ve sevgi ihtiyacımızın bir kısmını kendi kaynaklarımızdan karşılayabilirsek işimiz kolaylaşır.

Ben hep şöyle düşünür ve hareket ederim, istediğim şey tamamen benim kontrolümde olan bir şey ise beklentimi biraz yüksek tutarım, örneğin bir kitap yazacaksam bunu ben yazdığıma göre beklenti çıtasını biraz yüksek belirlerim.

Diğer yandan istediğim şeyde kontrolüm sınırlı ise, örneğin bayramlarda bütün ailenin bir araya gelmesi ve eski bayramlar tadında bir kutlama yapmak gibi, beklentimi biraz düşürürüm, pek çok benim dışımda faktörün bir araya gelmesi gerekir.

Bir de almak ve vermek arasındaki denge var; beklenti meselesi ile ilgili, hep bana hep bana olmaz, bunu yapan insanlardan uzak durmaya çalışırım, çünkü orada kurmaya çalıştığım denge mekanizmasının çalışmayacağını bilirim.

Konu çok uzun, belki bir gün başka bir yazıda devam ederiz.

Siz siz olun her konuda dengede kalmaya çalışın.

Sevgiler.

 

Paylaş

Önerilen Yazılar