İSTEKLERİ AZALTMAK MI İMKANLARI ÇOĞALTMAK MI?

İSTEKLERİ AZALTMAK MI İMKANLARI ÇOĞALTMAK MI?

Hepimiz zaman zaman bir durum değerlendirmesi yaparız; yaşadığımız hayata bakarız ve yaşamak istediğimiz hayatı düşünürüz; eğer bu ikisi arasında büyük bir fark varsa hayal kırıklığı yaşayabiliriz. Bugün bu geniş kapsamlı konuda bazı düşüncelerimi ve önerilerimi sizinle paylaşmak istiyorum.

Dengeye çok inanan ve kendi hayatımda uygulamaya çalışan bir insanım. Başlıktaki gibi bir soru ile karşılaştığımda da hemen bir denge yanıtı oluşturmaya çalışırım; yani o veya bu değil, cevap ikisinin arasında bir yerlerde olmalı. Evet bazı isteklerimin olmayacağını kabul edebilirim, diğer yandan bir kısmının gerçekleşmesi için de imkanlarımı artırmayı deneyebilirim.

Dün akşam bir Yarına Not paylaşmıştım; en çok olmak istediğin yere giden yol olduğun yerden geçiyor şeklinde idi, bu not bence kabulün önemini anlatıyor. Öncelikle mevcut durumumuzu içten bir şekilde kabul edip, onunla yüzleşmek gerekiyor. Daha sonra da biraz büyük resime odaklanıp içten gelen bir şekilde şükretmek. Henüz gerçekleşmemiş isteklerimizin olması hayatımızın güzel olmasını etkilememeli, en çok önerdiğim bakış açısı benim hayatım güzel, isteklerim gerçekleşirse biraz daha güzel olacak şeklindeki düşüncedir, bunun dışındaki yaklaşımlar isteğin gerçekleşmesini bir tür bağımlılık haline getirerek işimizi zorlaştırabilir.

Hangi isteklerinizle vedalaşabilirsiniz, hangileri gerçekten çok önemli, bunu düşünerek bir liste yapmanızı istiyorum sizden, sonra da en çok hangisini istediğinizi bulun.

Bu isteğinizin gerçekleşmesi için imkanlarınızı artırmanız gerekiyor; bugüne kadar olmadıysa ilave bir şeyler yapmanız gerekiyor diye düşünüyorum. İmkanlar derken bunu sadece para olarak algılamak dar bir bakış açısı olur; bazı istekleri gerçekleştirmek için paranın yanı sıra zaman ayırmak, üzerinde düşünmek, bilgi sahibi olmak, deneyim kazanmak, çevreyi genişletmek, daha cesur olmayı öğrenmek gibi faktörler gerekebilir.

Sizin isteklerinizi gerçekleştiren insanları bulun ve bir şekilde onlarla temasa geçerek hikayelerini öğrenmeye çalışın, bu bildiğim en ilham verici yöntemlerden birisidir.

İsteklerin gerçekleşmesi sizin istediğiniz hızda olmayabilir bunu da unutmayın lütfen; zaman bizim yarattığımız soyut bir kavram; Evrenin zaman algısı ile bizimki çok farklı olabilir. En iyisi mutluluğu sadece isteklerin gerçekleşmesine bağlı bir durum olarak görmekten vazgeçmek ve kuyruğunu kovalayan kedinin durumuna düşmemektir. Bilge kedi bu durumdan nasıl kurtulmuş; istediği yöne doğru gitmeye başlayınca kuyruğunun da arkasından gelip onu takip ettiğini fark etmiş. İnsan yaşamına uygulayacak olursak sürekli isteklerin peşinden koşmak yerine dengeli bir bakış açısıyla aynı zamanda yaşamdan mevcut koşullar içinde keyif almayı da ihmal etmemek gerekiyor sanırım.

Bunun için de daha fazla inanmak gerekiyor. O da artık ayrı bir yazının konusu olsun. Her şey en güzel zamanda olur.

Sevgi ile kalın.

Not: Sonbahar dönemi koçluk çalışmalarına katılmak ve öngörüşmelerden yararlanmak için mert.cuhadaroglu@gmail.com adresine mail atabilirsiniz.

Paylaş