İÇSEL HUZUR VE BİLGELİK

İÇSEL HUZUR VE BİLGELİK

Hafta sonu uzun zamandır görmediğim Bilge’yi ziyarete gittim, yanımda Bilge ile olan diyaloglarımızı anlattığım Senin Olan Sana Gelir isimli kitabımın ikinci baskısını da götürdüm. Beni görünce çocuklar gibi sevindi, kollarını kocaman açarak beni kucakladı, “özlettin kendini evlat” dedi, biraz gözlerim doldu.

Ceyda Hanım ile bahçede oturuyorlardı, bana kahve ve lokum ikram ettiler ve biraz sohbet ettik. Kitapta bahsetmiştim, Bilge ile Ceyda Hanım evlendiler ve artık birlikte yaşıyorlar, uzun süren bir yurt dışı gezisinden yeni döndüler.

Sohbetimizde konu döndü dolaştı yine mutluluğa geldi, Bilge bana son kitap ile birlikte artık isteklerimin gerçekleşip rahata erdin mi diye sordu, ben de isteklerimin çoğunun gerçekleştiğini, fakat kuyruğunu kovalayan kedi misali yeni istekler oluşturduğumu söyledim.

“Mutluluk isteklerimizin karşılanması değildir, istekler bitmez, mutluluk hedefe varmaktan ziyade yolculuktan keyif almayı öğrenmektir, hayat bir yolculuktur, hedef değildir” dedi.

“Ben biraz hedef odaklı bir insanım” diye cevap verdim.

“Söylediklerimi düşün ve uygulamaya çalış, öğreneceksin” diyerek gülümsedi.

Ceyda Hanım konuşmamıza dahil oldu:

“İçsel huzur olmadan mutluluğu yakalamak zor, sürekli istek ve hedef peşinde koşmak yorar insanı, ben Bilge’nin huzurunu çok seviyorum.”

“Biliyorum, inşallah ben de bir gün o seviyeye gelirim”

Bilge bana döndü ve “her şey bir bakış açısıdır, bilgelik ve huzur da buna dahil” dedi. “Aynı yere bakarız ama sen farklı bir şey görürsün, ben daha farklı bir şey görürüm.”

“Bakış açımı nasıl değiştirebilirim?”

“Kendine ve hayata daha fazla güvenmelisin, güven her zaman her şeyi değiştiren tek şeydir, buna bakış açıları da dahildir.”

“Bunu düşüneceğim” diye cevap verdim.

Biraz da havadan sudan bahsettik. Ceyda Hanım ile birbirlerine çok yakışan bir çift olmuşlar. Yakında tekrar geleceğimi söyleyerek yanlarından ayrıldım. Hepinize selam söylememi istediler.

Sevgi ile kalın.

 

Paylaş