HER GÜNE BİR HAYAT SIĞDIR

HER GÜNE BİR HAYAT SIĞDIR

“Kelebeğin ömrü gibidir hayat, çabuk geçer aslında ama farkındalıkla yaşarsan her güne bir hayat sığar” diyerek gülümsedi Bilge.

70’li yaşlarında olduğunu tahmin ediyorum; zahmete girmemem için doğum yılını ve doğum gününü hep saklar benden.

“Güzel söz, bunun bir formülü var mı okurlarımla paylaşabileceğim” diye sordum.

“Elbette, ama bu formül takıntısından biraz kurtulmanız lazım genel olarak”

“Haklısın, ama bir sayfada anlatmak başka nasıl mümkün olur?”

“Kalemin kuvvetliyse bir cümlede bile anlatırsın, daha çok öğrenmen ve çalışman lazım”

“Öğrenmeye devam ediyorum; en büyük öğretmenim de sensin, hadi anlatsana bana şu işin sırrını, söz çalışacağım, tembellik etmek yok”

“Her gün yardım etmelisin, küçük büyük, maddi manevi fark etmez, yardım etmeden geçen bir gün hayatı tam anlamıyla yaşamış sayılmazsın.”

“Başka neler yapmalıyız her güne bir hayat sığdırmak için”

“Her gün sevmelisin, küçük bir çocuğun başını okşamalı, sevdiğine sarılmalı, anneni aramalısın, bir köpekle oynamalı, bir kuşa ekmek vermelisin.

Her gün gülmelisin, hayat gülümsenecek bir şey sunmuyorsa sen icat etmelisin.

Her gün kendin veya dünya hakkında bir sır keşfetmeli, yeni bir şeyler öğrenmelisin. Bir şey öğrenmeden geçen gün hayata dahil değildir.

Her gün amacın için çalışmalısın bir saat bile olsa.

Ve bunları her gün yapmalısın değişik şekillerde”

“Anladım, çok teşekkür ederim.”

“C.ye selam söylemeyi unutma; ileride çok faydalı şeyler yapacak. Baksana seni kitabımıza başlamaya ikna etmiş.”

“Evet, iki aydır oyalanıyordum, nihayet giriş bölümünü yazdım, Eylül sonuna kadar tamamlanmış olur, sana getireceğim yayınlamadan önce elbette.”

“Bana getirmene gerek yok, sana güveniyorum.”

“Nasıl oluyor da bana bu kadar güveniyorsun?”

“Sezgi diyelim buna”

“Hep güvenir misin sezgilerine?”

“Evet, sana da tavsiye ederim.”

“Bu kitap yabancı dillere çevrilebilir, yine de görmek istemediğine emin misin yayınlanmadan önce”

“Eminim, bu kitap çok insana ulaşacak, hayatlarına dokunacak. Meyveler olgunlaşınca dallar eğilir, senin olan sana gelir, meyveler olgunlaştı artık.”

Bilge’ye teşekkür edip yanından ayrıldım; Bilge’nin hikayelerini yazmaya odaklandım.

Sevgi ile kalın.

Not: Sonbahar dönemi koçluk çalışmalarından yararlanmak için mert@mertcuhadaroglu.com adresine mail atarak ön görüşme randevusu alabilirsiniz.

Paylaş

Önerilen Yazılar