BİR BİLGE İLE SON GELİŞMELER ÜZERİNE

BİR BİLGE İLE SON GELİŞMELER ÜZERİNE

Hafta sonu uzun zamandır görmediğim Bilge’yi ziyaret ettim. Bahçe kapısındaki zili duymadığı için ağır kapıyı açarak ilerledim, alt bahçede yoktu, merdivenlerden yukarı çıktım, bahçe işleri ile uğraşırken buldum onu. Biraz soluklandıktan sonra bana soğuk vişne şerbeti ikram etti. Ülkede yaşananları ve neler yapabileceğimizi konuştuk. O da hepimiz gibi üzgündü.

“Hayat böyledir işte” diye başladı sözlerine. “İnişler ve çıkışlar kaçınılmazdır. Çıkışları yönetmek kolaydır, inişleri yönetmek ise bilgi ve deneyim, yani kısacası ustalık ister. İnişleri iyi yönetebilenler daha başarılı olurlar, çoğu zaman bütün farkı yaratan budur.”

“Kişisel olarak kendi ruh sağlığımız için neler yapabiliriz?” diye sordum konuşmanın bir yerinde.

“Zaman zaman içe dönmek gerekir, kendi ateşinle ısınmak. Doğada biraz zaman geçirmek, teknolojiden uzaklaşmak. Bakıyorum insanlar sürekli haberleri ve tartışma programlarını izliyorlar, bu bir süre sonra insanı yorar evlat.”

“Bana söylediğin teknoloji detoksunu uyguluyorum, whatsapp gruplarını ve yazışmalarını azalttım “ dedim gülümseyerek. Gelmeden önce telefonumu da sessize almıştım.

“Biraz tatile ihtiyacın var, çalışmayı biliyorsun ama dinlenmeyi bilmiyorsun” dedi.

“Haklısın, 4-5 gün ailemin yanına gitsem iyi olacak.”

“Herkesin daha fazla gülmeye ihtiyacı var, bunu anlat insanlara, biraz güzel müzikler dinlemeye, biraz yola çıkmaya, yolculuk yapmaya. Vur patlasın çal oynasın yaşayın demiyorum ama biraz sakinleşmek ve huzur bulmak gerekiyor. Hayatı unutmadan yaşamamız gerekiyor ne olursa olsun.”

“Kaldığımız yerden devam etmeliyiz diyorsun anladığım kadarıyla.”

“Elbette; sadece kendi iyiliğimiz için değil Ülkemizin iyiliği için de kaldığımız yerden devam etmeliyiz. Bu ülke ne badireler atlattı, bunu da atlatacaktır. Hem biliyor musun, bir açıdan faydalı oldu, toplum olarak ihtiyaç duyduğumuz birlik ve beraberliği sergiledik, buna devam etmeliyiz.”

“Her şey her gün yeniden başlar” demiştin bana bir kere, onu unutamıyorum.

“Kendini şaşırtmayı bilen insanlar için öyledir” diye cevap verdi.

“Kendini nasıl şaşırtır insan?” diye sordum.

“Dünden gelerek geleceğe gidemezsin, derslerini çıkar, hayallerini kur, ama şu anın kıymetini bil. Anda olan insan için her şey şaşırtıcıdır.”

“Başka ne tavsiye edersin?”

“Yerinde sayma, yola devam et, bak kitap yazacağım diyordun, hala bekliyoruz, daha kaç yıl ömrüm kaldı bilmiyorum, ama aramızdaki diyalogları kitap yapacaksan yayınlamadan önce okumak isterim.”

“Elbette; sen niye hiç kitap yazmadın?”

Herkesin bir görevi var şu hayatta, ben seni bekledim, benim görevim bu konuları merak eden genç bir insana bildiklerimi aktarmaktı, kitabı sen yazacaksın.”

Bilge yorulmuştu, biraz dinlenmek için izin istedi, içeri geçti, kanepeye uzandı, bir süre sonra içi geçti. Ben de önce bir çay demledim, sonra Bilge’nin kütüphanesine geçtim . Kütüphanede ilginç bir yazı buldum ; onu da müsaadenizle yarın paylaşayım.

Sevgi ile kalın.

Paylaş