Free songs

Gelecekten Mektubunuz Var

 Yıllar geçiyor. Sonra aslında eskiden korktuğu, çekindiği, utandığı şeylerin o kadar da önemli olmadığını fark ediyor insan.

Bugün 18.3.2013, Çanakkale Zaferinin Yıldönümü olduğu için akılda tutulması kolay bir tarih. Peki, siz bundan 10 yıl önce 18.3.2003 tarihinde neler yapıyordunuz, nelerden korkuyor ve çekiniyordunuz, özellikle bilinmeyen geleceğin hangi noktalarına takılıp kalmıştınız. Belli bir günü hatırlamak tabii ki çok zor ama hafızamımız biraz zorladığımızda veya bir iki fotoğraf albümü karıştırdığımızda en azından o aya veya yıla dair anılarımız canlanacaktır.

On yıl önceki halinizi bugün ile kıyasladığınızda o zamanki korkularınızın bir kısmının aslında ne kadar boş olduğunu görüp şaşırabilir ve hatta kahkahalarla gülebilirsiniz. Ben kendi adıma bu egzersizi yaptım ve sizinle aşağıda paylaşıyorum.

10 Yıl Önce Bu Aralar

2003 yılının başlarında şu anda oturmakta olduğumuz eve yeni taşınmıştık. Kendimize ait bir evimiz olmasının güzel duygularının yanı sıra evi gerçekten çok beğenmiştik, özellikle de manzarasına ve balkonuna adeta vurulmuştuk. Evde sigara içmeme kararı almıştık, çünkü çocuk yapmayı düşünüyorduk ve buna alışmalıydık.

Çocuk yapmaktan çok korkuyordum, beni neyin beklediği konusunda en ufak bir fikrim dahi yoktu. Çocukları çok seven birisi değildim, tereddütlerim vardı. Özge ise daha istekliydi bu konuda, herkes ne zaman çalışmalara başlayacağımızı soruyordu.

Kendimi çocuklarla düşünemiyordum, bu sorumluluğu almaya hazır mıydım gerçekten bilemiyordum, neredeyse bütün boş zamanlarımda bunu düşünüp bazen gereksiz yere kendimi bunaltıyordum açıkçası.

Özge ile evliliğimizin 6. Yılını doldurmuştuk, ailemize yeni katılacak olan bir çocuk ilişkinin dinamiklerini nasıl etkileyecekti, bilmiyordum, korkuyordum.

İş Bankasında müfettişlik yaptığım dönemlerdi, 4. Yılımı tamamlamıştım, bir yıl sonra yeterlik sınavı vardı, ya sınavı veremezsem ve Bankadan ayrılmak zorunda kalırsam diye düşünüyordum, başka bir iş yapmak aklımın ucundan bile geçmiyordu.

Kişisel gelişimle henüz tanışmamıştım, bu konuda tek bir kitap bile okumamıştım, bu konu ile ilgilenen az sayıdaki insanın neyin peşinde olduklarını da bir türlü anlayamıyordum.

Çok sayıda arkadaşım ve renkli bir sosyal hayatım vardı ama ilgilenmekten keyif aldığım bir hobim yoktu, çok sevdiğim bir hobim olsun, belki ileride onu meslek olarak da yapabilirim diye düşünüyor, bazen saatlerce düşünmeme rağmen aklıma hiçbir şey gelmiyordu.

Sürekli aksiyon romanları okuyor ve kitap yazmak istiyor, ancak bunun nasıl olacağını düşündükçe bazen içime fenalıklar basıyordu. Evet yazar olabilirdim, ama ne yazacaktım, nasıl yazacak ve bastıracaktım?

Bugün

Geriye dönüp baktığımda o zamanki korkularımın çok yersiz olduğunu ve boşu boşuna güzel geçirebileceğim zamanların bir kısmını anlamsız düşüncelerle çalmış olduğumu görüyorum.

Evliliğimiz 16. Yılında, iki tane harika kızımız var, onlarla çok iyi anlaşıyorum ve onları dünyaya getirmiş olduğumuz için çok mutluyum.

5 yıl önce kişisel gelişimle tanıştım, önce hobim, sonra da severek yaptığım mesleğim haline geldi. Ve bir kitap yayınladım, hayalime kavuştum. Sınavı veremezsem beni atarlar diye düşündüğüm çok sevdiğim bankamdan kendi isteğimle ayrıldım icon smile Gelecekten Mektubunuz Var

Bir kısmını belki hayal bile edemezdim.

Peki bütün bunları bugün kendi açımdan faydalı bir şekilde nasıl kullanabilirim.

Tek yapmam gereken bundan 10 yıl sonrasını kendi gözümde detaylı bir şekilde canlandırarak 10 yıl sonraki halimin bugüne bazı mesajlar vermesini sağlamak ve onları uygulamak aslında. Sizde 10 yıl sonra neler olabileceğini yazın ve kendinize kısa bir mektup gönderin, gelecekten bugüne.

10 Yıl Sonra

18 Mart 2023 tarihindeyiz, 52 yaşındayım, Özge 50 yaşına gelmiş, 25. Yılımızı kutlamışız, kızlar büyümüşler, Duru 19, Ada ise 13 yaşında. Bu çocuklar hangi ara bu kadar büyüdüler, onlarla daha fazla zaman geçirebilir miydim.

İşler almış başını gitmiş, yeni kitaplar yazmışım, gerek Özge gerekse ben koçlukta çok başarılı olmuşuz, çok fazla sayıda insanın hayatını yeniden şekillendirmesine yardımcı olmuşuz. Güzel bir işyeri açmışız, bahçesi olan iki katlı bir evde hizmet veriyoruz. Belki de Kandilli’de restore edilmiş güzel eski bir ev olabilir. Aynı zamanda orada yaşayabiliriz de.

Çok sayıda kitap okumuş, eğitime katılmış, koçluklarda tecrübemi artırmışım, bütün bunların neticesinde artık çok daha fazla anda kalabilen bir insanım. Düzenli meditasyon yapıyorum.

Danışanların olumlu geri bildirimlerini bir kitapta toplamışım ve geliri bir hayır kurumuna bağışlanmak üzere bastırmışım. Okurlarımla ve eski danışanlarımla kalabalık bir aile gibi olmuşuz, yılın belli günlerinde buluşuyoruz.

Neşe ve keyif hayatımızın en büyük parçası olmuş, öyleki insanın neşesini yitirmesi ve keyifsiz olması için aslında büyük bir çaba sarf etmesi gerektiğini tam olarak anlamışız.

Hala en büyük motivasyonum deniz yıldızlarını okyanusa geri atmak, bir kişi bile olsa eğer onun için fark edecekse benim içinde yapmaya değer.

Çok fazla sayıda insan var çevremizde. Çok sayıda güzel anı biriktirmişiz, buluşmalar, tatiller. Eski dostlarımızla kopmadığımız gibi yeni dostlar eklemişiz çembere. Bahçemizde yaptığımız mangal partilerinin müdavimleri oluşmuş.

Para biriktirmişiz, güzel yatırımlar yapmışız, Bodrum’da kendimize ait bir yazlık almışız. Klasik otomobil hobim var, VW Karmann Ghia ile başlamışım koleksiyona, siyah renkli bir tane. Klasik otomobil yarışlarına katılıyorum fırsat buldukça.

Sağlığımız yerinde, huzurlu ve keyifliyiz. Yılın bir haftasında kızları da alıp tekne turu yapıyoruz, hatta arkadaşlarımız da bize başka teknelerle eşlik ediyorlar, korsan filosu gibi olmuşuz.

Bu güzel hayali daha kolay gerçekleştirmek için ne yapabiliriz ve bunu yaparken nelere dikkat etmemiz gerekir?

Kolay; 10 yıl sonraki haliniz bugünkü halinize bir mektup yazıp tavsiyelerine yer versin bakalım. Uygulayıp uygulamamak tamamen size kalmış.

Gelecekten mektubum – Bugüne mesajlar 

Sevgili Mert,

Ben senin 52 yaşındaki halinim, çok güzel bir 10 yıl seni bekliyor. Yine de bazı konularda sana iletmek istediğim mesajlar var.

Çocuklar bizim en değerli varlıklarımızdır, hazır fırsatın varken onlarla daha fazla zaman geçir. Yaptığını biliyorum ama daha fazlasını da yapabilirsin, çocuklar için daha fazlası daha iyidir bu yaşlarda. Onlarla oyna, parka git, yaşadıklarını paylaş, beraber güzel zaman geçirin.

Eşine daha fazla zaman ayır, onu sevdiğini daha fazla göster, çok güzel yaşlardasınız, bunun kıymetini bilin. Birbirinize özen gösterin ve vakit ayırın.

Arkadaşlarınızı, dostlarınızı ihmal etmeyin, güzel günlerde ve kötü günlerde onların yanında olmaya gayret edin. Her şeyi başardığınızda bile başarınızı ancak etrafınızdaki insanlarla ölçebilirsiniz. Zengin, başarılı ancak yalnız olan bir insan aslında hiçbir şey başarmamıştır.

Bugün kendine dert ettiğin bazı şeylerin zerre kadar bile önemi yok biliyor musun. Ayrıca hayallerini gerçekleştirmek için herhangi bir şey yapmak zorunda filan da değilsin.

Tanrı/Evren senin isteklerini yerine getirmek için insanlar aracılığı ile çalışıyor, sadece yukarıda proje bölümünde yer vermiş olduğun şeylere bile bakman yeter.

Her şeyin tam vaktinde senin için en güzel zamanda gerçekleşeceğine güven ve olayların akışını gereksiz yere zorlama.

Arada bir bu mektubu oku ve geleceğini şekillendirirken burada sana yazdıklarımı unutma.Ne olursa olsun seni çok seveceğimden emin olabilirsin, 10 yıl sonra buluştuğumuzda bu mektubu okuyup birbirimize sarılacağız.

Sevgiler,

10 yıl sonraki Mert.

0 Yorum

Bir yorum yap

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>