MUTLULUK VE UYUM

MUTLULUK VE UYUM

Mutluluk hakkındaki yazı dizimizin altıncı yazısı ile karşınızdayım, bir kopukluk olmaması için bu yazıların hepsini ilham gelen bir günde 3-4 saat içinde yazdım.

Daha önceki yazılarda belirtmiştim, mutluluğun çok önemli bir bileşeni kurduğumuz sosyal bağlar, iletişimde olduğumuz kişiler.

Hepimizin bir hayatı yaşama hikayesi var, bu hikaye etrafımızda görüştüğümüz insanların hikayeleri ile uyumlu olunca mutluluğumuz artıyor. Diğer yandan; bu bir açıdan tehlikeli bir mutluluk şekli, bu sadece benim bir tespitim elbette.

Bir örnek vereyim; diyelim ki A kişisinin hikayesi şu olsun: “Abi sabah yedide çıkıyorum evden, bir saatten fazla sürüyor yol, çalışmaya başlıyorum doğru düzgün bir kahvaltı bile etmeden, işler çok yoğun bu aralar, yetişmesi gereken raporlarla geçiyor günüm, akşam eve geliyorum yorgunluktan bitmiş bir halde, yemek sırasında görüyorum bizimkileri ancak, çocuklarla biraz oyun oynuyorum, hanımla biraz sohbet ediyoruz, TV’nin karşısında uyuya kalıyorum en geç onbirde. Hafta sonları desen, cumartesi yarım gün çalışıyorum, öğleden sonra alışveriş, annemi ziyaret geriye bir Pazar günü kalıyor onda da pek çıkmak istemiyorum dışarı, kırk yılda bir bir yere gidiyoruz işte ailecek. “

Elbette bu kişi orta ve uzun vadede yaşam tarzını iyileştirecek değişimler yapmalıdır, diğer yandan kısa vadede mutluluğunu belirleyen şeylerden birisi de çevresindeki insanların hikayelerinin de bu şekilde olması ve hikayeler arasındaki uyumdur.

A kişisinin çok yakınında olan B kişisinin hikayesi şu şekilde olursa uyumdan kaynaklanan bir mutluluk olmayabilecektir.

“Sabahları spor salonuna giderek güne başlıyorum, güzelce bir yüzüyorum, zaten patron geç kalmama bir şey demiyor, on gibi gidiyorum işe, biraz çalışıyorum sonra en az iki saat öğle yemeği, öğleden sonra biraz daha çalışıp bizim tarafta bir müşteri ziyareti ayarlıyorum, trafiğe kalmadan dönüyorum eve, bizim lise tayfası ile buluşuruz genellikle, ya maç izleriz ya da basketbol oynarız, yemeğe filan gideriz, bazen kız arkadaşlarımız da bize eşlik eder, hafta sonlarını iple çekeriz, her hafta sonu bir program vardır biz de, ya Yedigöller de kamp yaparız ya da ne bileyim Saroz’a filan dalmaya gideriz.”

Bu nedenle hayatları ya da hikayeleri bizimkine benzeyen insanlarla daha sık görüşürüz. A kişisi kendisi gibi hayatı olan kişilerle daha sık görüşür, B kişisi ise kendi yaşam tarzında uygun olan kişilerle daha fazla zaman geçirir. En çok zaman geçirdiğimiz beş kişiye benzeriz.

Bu nedenle yaşamınıza şöyle dışarıdan bir bakış açısı ile yaklaşmaya çalışın, gerçekten yaşamak istediğiniz hayat bu mu, etrafınızda çok sık görüştüğünüz insanlar neler yapıyorlar? Uyumdan kaynaklanan mutluluk adına mutluluğun başka yönlerini feda etmeyelim.

Sevgi ile kalın.

Paylaş