EN İYİ, İYİNİN DÜŞMANIDIR

EN İYİ, İYİNİN DÜŞMANIDIR

Rahmetli Süleyman Demirel’in bir sözüymüş; “en iyi, iyinin düşmanıdır”; Prof. Osman Müftüoğlu’nun bir yazısında dikkatimi çekti. Mükemmelliyetçilik üzerine kaleme aldım bugünkü yazımı. Bu konuda da diğer konularda olduğu gibi bir denge arayışı içinde olmak önemli, uç noktalara gittiğimizde sıkıntı başlıyor.

Bazen ertelediğimiz şeylerin veya başlayıp yarım bıraktığımız şeylerin arkasında farkında olduğumuz veya olmadığımız mükemmelci yaklaşımımız yatıyor. Bu nedenle konu önemli.

Hepimiz benzersiziz fakat mükemmel değiliz. Mükemmel olmanın peşinde koştuğumuz zaman hataya karşı tolerans göstermiyoruz; oysa hata yapmak öğrenme sürecinin önemli bir parçası, herkes hata yapabilir, belli ölçülerde hata yapma özgürlüğümüz olmalı, önemli olan kimseye zarar vermemek ve aynı konuda aynı hataları sürekli tekrarlamamaktır.

Mükemmelliyetçilik ile ilgili önemli bir konu da zaman ve zamanlama meselesi. Kendi hayatımdan bir örnek vereyim; yazdığım yazıların çok iyi olduğunu düşünmüyorum; ama iyiler. Her gün bir yazı yazıyorum ve ortalama bir saat harcıyorum, günlük bir yazı konusu düşünmek ve kaleme almak için. Eğer çok iyi ya da mükemmel olmasını arzu edersem bunun iki katı zaman harcamam gerekir ama o kadar zamanım yok.

Bir şeye başlamak için şartların mükemmel bir şekilde oluşmasını beklersem zaman kaybedebilirim ve hayatta zamanlama da önemlidir.

Mükemmel olmayan yönlerimiz çok sayıda; bu anlamda kendimizi yakından tanımak ve bu şeklimiz ile kabul edebilmekte çok önemli. Rahmetli şarkıcı Leonard Cohen’in bir sözüdür, her şeyde bir çatlak var, ışık bu şekilde içeri süzülebilir.

Sevgi ile kalın.

Paylaş