HAYATA ZIT GİTMEYİN, HAYATLA ANLAŞIN

HAYATA ZIT GİTMEYİN, HAYATLA ANLAŞIN

Düzenli günlük tutma alışkanlığına sahibim; geçenlerde eski günlükleri karıştırırken tesadüfen 2 yıl önce bugünkü günlere dair neler yazdığıma göz atma şansım oldu. Hayata zıt gitmeyin, hayatla anlaşın isimli yazım çok beğenildi diye not düşmüşüm günlüğüme. Hafta sonu yoğun geçtiği için yeni bir yazı da yazamadım açıkçası, bu nedenle iki yıl önce yayınlamış olduğum bu yazıyı biraz gözden geçirerek tekrar beğeninize sunuyorum, keyifli okumalar.

Hep söylerim, hayat bizden yana diye. Peki hayat kimden yana? Hayat; kendisinden yana olduğunu düşünenlerden yana. Hayatın bizden yana olduğunu düşünmenin tek bir ön şartı vardır, onunla anlaşmayı bilmek gerekir.

Daha mutlu ve huzurlu bir yaşam sürmek istiyorsak ki pek çoğumuzun bunu istediğini varsayıyorum, hayata zıt gitmemeliyiz, onunla anlaşmalıyız. Bunu pratikte nasıl yapacağız? Hayatın bir ritmi, bir akışı var. Onunla uyumlandığımızda daha keyifli olmak ve hayatın tadını daha çok çıkarmak mümkün.

Hepimizin hayatında iyi giden şeyler var ve istediğimiz gibi gitmeyen şeyler var, bundan sonra da öyle olacak. Hayat bir paket, paketin içinde hepsi var. Bazen zorlanıyoruz, bazen zorlanmak iyidir. Bazen fazla zorluyoruz, fazla zorlamak iyi değildir.

İkinci kitabım Hayatını Değiştir’de kendi başımdan geçen bir rafting macerasına yer vermiştim. Kalabalık botumuz bir girdabı aşarken havalanıp ters döndü ve ben kendimi çok kuvvetli akan nehrin tam ortasında şiddetli akıntıyla sürüklenirken buldum. İyi bir yüzücü olmama ve genel olarak soğukkanlı yapıma rağmen akıntıdan kurtulmayı ve kıyıya çıkmayı başaramadım. Çırpındıkça panik yaptım ve daha çok su yutmaya başladım. Sonunda teslim oldum, kendimi akıntıya bıraktım, sadece nefes almaya ve suyla ilerlemeye odaklandım. Bir süre sonra akıntı hafifledi, beni yakaladılar ve sudan çıkardılar.

Hayatta bazen işler istediğimiz gibi gitmez; müşteri gelmez, alacak ödenmez, aşk bulunmaz, para azalır, patron sıkıştırır, hasta oluruz, vb. Bu tip durumlarda bunlar niye benim başıma geliyor diye düşünüp şikayet etmek ve durumu hemen tersine çevirmek için aşırı zorlamak ters etki yaratabilir. Durumu geçici olarak kabullenip farklı şeylere odaklanmak gerekir.

Hayat büyük bir sistem, çok büyük hem de. Bizler bu sistemin parçalarıyız, sistemin bir yönü, bir akışı var, zorladıkça bazen geri itiliriz, hatta her şey geçici olarak daha kötüye bile gidebilir.

Elinizden geleni yaptığınıza eminseniz, buna rağmen hayatın bazı alanlarında işler istediğiniz gibi değilse lütfen biraz oluruna bırakın, belki daha zamanı gelmemiştir, zamanı gelince sizin olan size gelir, belki daha iyisi olur.

Şöyle de düşünebilirsiniz, yaşam bir çark, belli bir hızda dönüyor, dışarıdan içeri atlamak istediğinizde veya içinde iken hızınızı ona uydurmadığınızda sizi dışarı doğru itecektir.

Bugün farklı bir konuya odaklanın, bu hafta farklı şeyler düşünün ve yapın, bir iki hafta içinde her şey değişebilir, o zaman bu yazıyı hatırlayın. Zorlamayın, hayatla anlaşın ve onunla birlikte akmaya çalışın.

Sevgi ile kalın.

Not: Eski yazılarıma kendi adımı taşıyan web sitesinden ulaşabilir, koçluk hakkında bilgi almak için mert.cuhadaroglu@gmail.com adresine mail atabilirsiniz.

 

Paylaş